24.9.2014
5.00 / 2 oy

Aziz Nesin Kimdir?

Aziz Nesin'in Hayatı

Aziz Nesin

Onun inançsızlığı bir inattan mı ibaretti? Yoksa cehaletten mi? İkincisi olmadığı kesin. Konuşmalarına ve yazdıklarına baktığımız zaman keskin bir zekânın iz düşümünü görürüz. Büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir toplumun içinde yaşamak ve o toplumun inançlarına saldırmak gerçekten zor bir ahenk olsa gerek. Bu ülkede adınızın işitilmesi için ya eksi uçta ya da artı uçta olmanız gerekiyor. Vasatı, yani ara yeri tercih ettiyseniz beni niye tanımıyorlar diye şikâyete hakkınız yok. Peki, illa da tanınmak mı lazım? Elbette ki hayır. Merhum Mehmet Âkif ne diyordu hatırladınız mı?

"Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince / Günler şu heyulayı da er geç silecektir / Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma / Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir..."

Öyle bir yaşamak düşmeli ki şahsınıza, bilinmek istemediğiniz halde herkes sizi bilsin. Fakat o şart ki, iyi insandı desinler.

Asıl ismi Mehmet Nusret'tir Aziz Nesinin. 1915 İstanbul doğumludur. Babası Abdülaziz Efendi, oğlunun tam tersi istikamette bir insan. Dindar bir adam. Haliyle oğlunu da bu yönde yetiştirmek ister. Çocukluğunda bir babanın çocuğuna öğretmekle yükümlü olduğu dinî bilgileri öğretmeye gayret eder. Fayda vermez, oğul Mehmet Nusret, inançsızlık yolunu seçer.

1935 Kuleli Askerî Lisesi, 1937 Ankara Harp Okulu derken asteğmen olarak göreve başladı. Durmadı, eğitime devam dedi. 1939 yılında da Askerî Fen Okulunu bitirdi. Üsteğmen rütbesiyle vazifeli iken görevi kötüye kullanmaktan ordudan ihraç edilir.

Askeriyedeki görevinden atılınca yazmaya başlar. Yazdıkları daha çok Rusya'nın hoşuna gider. Komünizmin Türkiye'deki temsilcisi gibi yazmaya devam eder. 1990 yılından sonra Komünizm dağılma sürecine, hatta yok olma tehlikesini yaşamaya başlayınca Nesin, biraz afallar. Nasıl olur da koskoca bir Sovyetler sarsıntıya uğrar? Bu şaşkınlığını da gereksiz çıkışlarla izale etmeye çalışır. Türk halkının yüzde 60'ının aptal olduğunu söyler mesela. Eğer bu yüzde 60, komünizm taraftarı olsa herhalde aptallık oranı da haylice düşecekti.

1993 yılında meydana gelen Sivas hadisesinde baş aktör olarak göze çarpmıştı. Madımak olaylarını burada tekrar etmek niyetinde değilim.

İslam düşmanı Salman Rüştî'nin eserini basacağını söylüyordu. "Şeytan Âyetleri" adını taşıyan bu kitap, tüm İslam âleminin haklı tepkisini çekmişti.

İlk hanımından olan oğlu Ateş Nesin, babasının inançsız biri olmadığını dile getiriyor. Aksiyon Dergisine yaptığı konuşmada ilginç şeyler dile getiren Ateş Nesin, kendisinin de lâik bir Müslüman olduğunu beyan etmiş. Ailesiyle aralarında miras yüzünden anlaşmazlıklar olduğunu vurgulayan Nesin, babasının hayattayken dinî vecibeleri yerine getirdiğini söylüyor. Mesela babasının kurban keserek fakirlere dağıttığını anlatmış.

6 Temmuz 1995 yılında İzmir Çeşmede öldü Aziz Nesin. Cenazesi yıkanmamıştı. Tabii böyle olunca namazı da kılınmadı. İslam inancına ters olarak yaşayıp ömrünü öylece tamamladığı için öylece gömüldü. Aziz Nesin Vakfının bahçesine defnettiler. En çok istediği, cesedinin bir kadavra olarak kullanılmasıydı. Maalesef bu isteği de kabul olmadı. Çünkü doktorlar, cesedin bozulduğunu söylemişlerdi.

Aziz Nesin Kimdir?
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 1918 kez okundu

24.9.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • yarenn_26
    16.11.2016

    Cesedinin kadavra olarak kullanilmasini istemesi İlginç. Fakat asıl İlginç olan doktorlarin kadavra olarak kullanilmayacak kadar çürümüş demesidir.

  • bukagan
    31.5.2016

    şu anki ülke halimizi öncelerden görmüştür kendileri. ileri görüşlü insanımızdan biridir.

  • ruhan
    2.11.2014

    rokforus, aziz nesin'in binde biri kadar kitap okusan ve kültürlü olsan sen de keşke

  • seckin
    seckin
    30.10.2014

    hay ben senin yazacağın biyografiye.. adamın eserlerini anlat, hayatını anlat, sana ne inancından?

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz