08.02.2014
4.50 / 10 oy

Eğitim ve Cezalandırma

Çocuğun eğitimi konusunda öteden beri eğitimciler, çocuk yetiştiricileri, ana - babalar arasında en çok tartışması yapılan, çok değişik görüşlerin ileri sürülmesine sebep olan konulardan biri cezalandırmadır. Gerek yurdumuzda, gerek dış ülkelerde yakın zamana kadar çocuklara verilen cezalar, ya da çocuğun cezalandırılması eğilimin temel araçlarından biri sayılıyordu. Ancak yüzyılımızda bu konudaki anlayış hızla değişmiştir. Artık ne okul, ne de ailelerin çoğunluğu, eğitimde cezalandırmayı önemli bir araç olarak görmüyor. Bunun yanında, psikoloji ve sosyoloji alanındaki gelişmeler, çocuğun işlediği suçlar ve verilen cezaların etkileri bakımından yeni görüşler ortaya koyulmuştur. Bugünkü anlayışa göre, çocuklara verilen cezalar genellikle bir eğitim tedbiri ve toplumun korunmasına yarayan araç değildir. Ancak ceza, bir eğitim aracı olarak kabul ediliyor Ama eğitimin olumlu araçlarının işlemediği ya da yeterince etki yapmadığı yerde cezaya başvurulabileceği ileri sürülüyor. Buna göre, cezanın etkili olması, kusurun çeşidine ve büyüklüğüne uygun bulunmasına, cezanın uygulanmasında kullanılacak taktiğe ve çocuğun kusurla ceza arasındaki ilgiyi kavramasına bağlıdır. Ceza, olumlu bir sonuca götürebildiği zaman eğitim yönünden bir anlam taşıyabilir. Cezalandırma her şeyden önce yalnız bir karşı etki olduğu için, en sonunda bir teşvik anlamı taşımasını sağlayacak biçimde oluşturulması, problemin asıl özünü meydana getirir.

Cezalandırma konusu, okul ve aile yönünden olmak üzere iki yoldan incelenebilir. Her iki yönden önemli olan nokta, çocuğu cezalandırmadan önce, işlenen suçun kaynağı ve nedenleri üzerinde sağlam bir yargıda bulunmaktır. Bilim adamlarına göre, suçu doğuran sosyal ve çevresel nedenlerdir. Bunlar şu gruplara ayrılabilir:

a) Aile kurumamın bozuklukları,

b) Kötü eğitilme,

c) Yoksulluk.

d) Okul sistemi,

e) Çocuk çeteleri ve grupları,

f) Sinema, roman ve öteki yayınlar,

g) Aile çevresinden uzak kalma,

h) Cinsel ayrılıklar.

Bunlardan başka, eğiticileri ve ana-babayı en çok ilgilendiren özel suç problemleri vardır: Cinsel suçlar ve fuhuş, hırsızlık, yalancılık, okuldan ve evden kaçma, kırıcılık, sigara ve içki, intiharlar gibi. Bu suçlara karşı verilecek cezalar, her şeyden önce çocuğu iyi anlamaya ve sağlam yargılarda bulunmaya bağlıdır. Bir eğitim tedbiri olarak ailede çocuğa verilecek ceza değişiktir. Bunun en hafifi bakışla ve sözle azarlama, en ağırı da dayaktır. Bunlar arasında uyarma, korkulma, elinden bir şeyi alma, şefkatten yoksun bırakma, topluluktan ayırma, onurunu kırma, cezalı çalıştırma, özgürlüğünü elinden alma gibi cezalar da vardır. Okullarda verilen cezaların bazısı bunlara benzediği gibi, okul yönetmeliklerine göre değişik cezalar uygulanır. Ancak çocuğa okulda dayak atmak yurdumuzda ve birçok ülkelerde kanunla yasak edilmiştir. Bazı ülkelerde ise yalnız erkek öğrenciye dayak cezasının olağanüstü durumlarda verilmesi kabul edilmiştir. Bununla birlikte eğitimde gittikçe gelişen akım, gerek okulda ve gerekse evde çocuğa, özellikle küçük çocuğa, hiçbir cezanın verilmemesi, çocuğun kusur işlemesini önleyici tedbirlerin alınması, kusur işleyenlerin bu davranışının telkin yolu ile giderilmeye çalışılması yolundadır.

Eğitim ve Cezalandırma
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 1917 kez okundu

08.02.2014 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • fetullah
    30.05.2019

    insanın yapabileceği seçim elindeki bütçe kadardır, örneğin tasarruflu ampuller uzun vadede madem bu kadar karlı oluyor, insanların da mantık olarak artık tasarruf yaptırma özelliği olmayan bir ampul almamaları beklenirdi ama bir alışverişi yapacağınız zaman bütçenizin üst sınırı, temel alışveriş gereçlerinizi aldıktan sonra elinizde kalan kadardır. dolayısıyla 3 ampul alması gereken birisi elindeki 10 tl bütçe ile nasıl olsa ileride değiştiririm diyerek bile bile hatalı seçimi yapmak zorunda kalır, daha sonra da sıra hiç tasarruflu ampul almaya gelmeyeceği için fazladan fatura ödemeye bile bile devam etmiş olur

  • Edgar Allen Poe
    30.05.2019

    pazarlama teknikleri olarak da bu yöntemin çok sık kullanıldığını düşünüyordum ben de, yorumunuz da tespitlerimle tam olarak örtüşmüş oldu. örneğin diş macunu reklamları kısa bir zamana kadar daha beyaz dişleri pazarlama argümanı olarak sunarken bugün ise dişlerinizi bizim macunumuz ile fırçalamazsanız sararır ya da çürür argümanını kullanır oldu. temelde sunduğu hizmet aynı ama eskiden ödül olarak sunduğu faydayı bugün kaybetme korkusunu körükleme yöntemi ile sunmaya başladı

  • mert yıldırak
    30.05.2019

    psikolojide iki farklı ikna yöntemi vardır. birisi ödüllendirme, ikincisi ise cezalandırma. insan zihni her yaşta aşağı yukarı aynı çalışıyor. örneğin bir öğrenciye aşağıdaki gibi iki farklı ikna seçeneği sunsaydık:
    1. sınıfı geçerse hediye tablet almak
    2. sınıfı geçemezse tatile götürmemek
    bir ebeveyn açısından ilk seçenek daha albenili gibi görünse de çocuk açısından ikinci metod maalesef daha etkili oluyor çünkü insan zihni şu keilde çalışıyor:
    1. zaten tabletim yoktu, olsa iyi olur ama olmadan da idare edebilirim (aynı durumda kalıyor)
    2. yaz tatiline gitmeden ne yaparım (eldekini kaybediyor, durumu geri gidiyor)

  • kirklar39
    15.04.2019

    eğitimi alınan alanda çalışmayanların oranı konusunda bir araştırma sonucu bulamadığım için resmi bir oran veremiyorum ama etrafımdan gözlemleyebildiğim kadarıyla hem çok hem de artarak devam eden bir oran bu. dolayısıyla ben 18 yaşında bir gencin henüz yapmak istediği meslek konusunda emin olamayabileceğini düşünüyorum. bu kararı belki 30 yaşında da verebilir ama yeter ki o kararı verdiğinde çok geç olmasın. dolayısıyla okunacak bölümden çok okunacak üniversite bence daha önemli, kırsalda bir üniversitede kalitesi tartışılır bir mühendislik eğitimi almasındansa ankara ya da istanbul'da diplomasının ağırlığı belli olan bir üniversiteden akranı sınıf arkadaşları ile birlikte işletme gibi bir eğitim alması bence daha doğru bir yatırım

  • Emel Saruhan
    15.04.2019

    verdiğiniz örnek ne kadar doğru ise sınav önemli değil önemli olan sensin demek de bir o kadar hatalı. çocuğa kendi hedeflerini koyduramayan her aile sınavsal eğitim sisteminde başarısız olmuş demektir çünkü çocuk kendi iradesi ve bilinci olmadan çalıştığında varacağı noktayı kendi de bilemez ve sonunda ya kendi hayatını başkalarına soran birisi olur ya da hepten başarısız olur. çözüm olarak ise genç yaşlarında örneğin odtü ya da boğaziçi gibi bir okulun mezuniyet törenine katılan bir çocuk daha o yaştan ortama aşık olarak ben de bu tecrübeyi yaşamak istiyorum demelidir.

  • aknshn
    15.04.2019

    çocuklara sınavlara hazırlanma ve stres yönetimi eğitimleri verilmeden önce bene bu eğitim ailelerine verilmeli. misal çocuğu sınava hazırlanan bir ailenin bu sınavdan "sınavımız var" diye bahsetmesi aslında kendilerini de eşit derecede bu yarışın içerisinde olduklarının göstergesidir. kendi başarıları da çocuklarına bağlı olduğu için o yaşta gençlerin kaldıramayacakları bir tempo ve dayatma ile bu sınavlarına hazırlanmalarını istemek çok yanlış

  • ultrack
    25.03.2019

    eskiden sokak çok cazibeliydi ama bir sınırı vardı, mesela hava karardıktan sonra ilk okuldaki bir çocuk için yapacak bir şey kalmazdı. televizyonda da az kanal vardı ve haberler ya da açık oturumlar gibi sıkıcı programlar olurdu ve artık sıkıntıdan da olsa insan çalışmaya ikna olurdu, bugün televizyondaki kanalların sayısını bile bilmiyorum ama sıra televizyona bile gelemiyor yapacak şeylerden zaten

  • obenozer
    25.03.2019

    kabul etmek gerek, çalışmak çok sıkıcı bir eylem. eskiden de sokakta top oynamak varken evde ders çalışmak sadece bitirip dışarı çıkabilmek için yapılması gereken bir angarya olarak değerlendirilirdi. en azından benim gibi çocuklar tarafından. çünkü açlık görmemiş, yaşayamadığı hayalleri için çabalaması gerektiği bilincine sahip olmayan her çocuk için ders çalışmak demek oynayamamak demektir

  • sümeyye
    15.02.2019

    devamsızlık da bir zamanlar caydırıcı bir etmendi ama artık liseyi bitirinceye kadar okul yetkilileri sistemlerinden devamsızlık düşürme işlemi yapabiliyorlar diye duydum, eğer böyle ise ne anlamı kaldı anlamadım ben

  • martinci
    15.02.2019

    eskiden aldığınız karneyi bir öğretmeniniz bir de aileniz bilirdi, artık sistemlere kayıt edilip gelecekte gireceğiniz sınavlar için puantajınızı etkileme özelliği de olduğu için öğretmenlere de ek bir yük ve sorumluluk binmiş oluyor

  • kara-ejder
    15.01.2019

    karne zaten ödül ve ceza sistemi için bulunmuş bir uygulama değil midir? kimin ne kadar başarılı ya da başarısız olduğunu ilan etmek zaten olup olabilecek hem en büyük ödül hem de en büyük ceza

  • yabanci
    28.06.2018

    ceza olarak fazla derse kalmak gibi şeyler yaptığınız anda da dersin ve eğitimin bir ceza olduğu çocuklarda yerleşiyor ve tüm eğitimlere itici bir gözle bakıyorlar

  • serdarc7
    28.06.2018

    bir eğitimci değilim ama makul cezaların eğitimin içerisinde olması gereken bir unsur olduğunu düşünüyorum, dayağa sonuna kadar karşıyım ve ödüllerin de bu sistemde benzer şekilde olması şart

  • fenomen
    21.04.2018

    Ödül ve cezalandırma sistemi birlikte olmalı. Çocuk seçimini ona göre yapıp ilerlemeli. Tabii ödülde de cezada da aşırıya kaçmaktan kaçınmak gerekir.

  • batuhan
    22.05.2016

    Ceza ve ödül sistemi eğitimin olmazsa olmazlarından fakat dozunu bilmek lazım bazi aile ve okullarda abartıldığına şahit oluyoruz.

  • miniel
    21.03.2016

    cezalandırmaya ben de karşıyım. öğretmen ne kadar kutsal bir görev üstlenmiş olursa olsun velisinin vermediği cezayı çocuğa hak göremez, ödül ve eşit eğitim şartları üzerinden yapılacak her türlü uygulamayı destekliyorum

  • goringo
    08.02.2016

    yoksulluk ve eşit şartlarda eğitim görmeyen çocuklar dendiğinde içim acıyor, dünyanın nereye gittiği umrumda değil ama çocukların canları yanmasın ne olur

  • frezer
    19.10.2015

    Egitim ve ceza ödül sistemi hem kisiler hem de hayvanlar uzerinde oldukca basarili bir yontemdir.

  • beyazok
    24.05.2015

    calisirsa agzina havuc calismazsa popisine saplak sistemi

  • ruhan
    26.10.2014

    Havuç yöntemi mi? o da nedir?

  • sabotay
    05.10.2014

    cezalandırma yöntemine alternatif olarak havuç yöntemi de kullanılabilir. yani bir nevi ödül sistemi. hem bence daha motive edici

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.