15.10.2013
4.29 / 7 oy

George Green'in Hayatı

George Green (1793-1841) Kimdir?

1828'dc Essay on the Application of Mathematical Analysis to the Theories of Electricity and Magnetism (Matematiksel Analizin Klektrik ve Manyetizma Kuramına Uygulanması Üzerine Makale) adlı bir makale yayımlandı. Makalenin yazarı büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmiş otuz beş yaşındaki değirmenci George Green'di. Bu makale yayımlandığı zaman çok büyük ilgi görme-se de günümüzde modern matematiksel fiziğin simgelerinden biri olarak addediliyor. George Green'in hayatı bu kitaptaki yaşam öyküleri içinde en dikkate değer olanlardan biridir.

George Green Biyografisi

İngiltere'nin Midlands bölgesindeki Nottingham'da George Green adlı bir fırıncı yaşıyordu. 1791'de Saralı Butler isminde bir kadınla evlendi. Sarah Butler'ın babası George Gereen'in şehir merkezinde bir fırın açmasına yardım etti. Çiftin tek çocuğu George, 14 Temmuz 1793'te doğdu. İki yıl sonra kızları Ann doğdu. Ann, daha sonra geleceğin matematiksel fizikçisinin hayatıyla ilgili bildiklerimizin kaynağı olan kuzeni William Tomlin'le evlendi.

Küçük George Green, şehrin en iyi okulu Robert Goodacre's Academy'ye lSOl'de gittiğinde sekiz yaşındaydı. Goodacre, aritmetik üzerine ders kitapları yazmış, daha sonraki yıllarda Britanya ve ABD'ye seyahat ederek popüler bilim üzerine dersler vermişti. Goodacre, okulun çatısına bir gözlemevi kurmuştu. Okul bilimsel araçlar açısından donanımlıydı ve George muhtemelen bu araçları kısa zamanda kullanmayı öğrenmişti. Birkaç yıl sonra okul biraz

daha büyütülünce eğitime okuma, İngilizce dilbilgisi, hattatlık ve aritmetik alanlarının da eklendiğini biliyoruz. Genç Green büyük bir ihtimalle bu konularda eğitim aldı. Okulda ayrıca coğrafya, yerküre kullanımı, matematik, muhasebe, İngilizce kompozisyon, doğa felsefesi, astronomi, tarih, Latince ve Yunanca eğitimi veriliyordu. Fransızca, anadili Fransızca olanlar tarafından öğretiliyordu. George'un da bir aşamada Fransızca öğrenmiş olması kaçınılmazdır. Tomlin'e göre George'un "derin matematik bilgisi" çok geçmeden okuldaki öğretmenleri geçmeye başlayacaktı.

Akademideki öğrencilerin birçoğu bir ya da iki yıldan sonra ayrılıyordu. Onun için George'un da dört dönem sonra okuldan ayrılması o kadar önemli bir olay değildi. Dokuz yaşında babasının fırınında çalışmaya başladı. Fırıncılık işi gayet yolunda gidiyordu ve hâlihazırda Nottingham'da birkaç evi olan baba George Green 1 807'de şehir merkezine sadece birkaç kilometre ötedeki Sneinton kasabasının yakınındaki cazip bir araziyi Arttın aldı. Bir tepenin üzerinde yer alan arazide "tuğladan bir mısır değirmeni" inşa etti. On beş metre uzunluğundaki değirmenin etrafında ek binalar vardı. Bu binalardan bir tanesi de değirmenci evi olarak yapılmıştı. Aile Nottingham'da yaşadığı ve fırın işlettiği için bu eve bir işletmeci yerleşti.

On yıl sonra baba George Green değirmenin yanında, iki oturma odalı, beş yatak odalı sağlam ve dayanıklı bir ev inşa ettirdi ve oğlu ile karısıyla buraya taşındı. Tomlin'den, oğullarının "Anne ve babası ölene kadar birlikte yaşadığını ve babasının işlerine hakkıyla yardım ettiğini," öğreniyoruz. Baba George Green 1829'da yetmiş yaşında ölünce, karısı da ondan dört yıl önce öldüğü için Not-tingham'daki ev kızı Ann Tomlin'e değirmen de oğluna kalmıştı. Değirmenci olmanın romantik hiçbir yanı yoktu. Çok yorucu bir işti; dahası işlem sırasında çıkan toz, ciğerlerde silikoz hastalığına benzer bir hastalığa neden oluyordu. Tomlin değirmendeki iş hakkında "Çok erken yaşlarda ve gençliğinde çelimsiz bir bünyesi olan George için istikrarlı bir şekilde yolundan sapmadan yerine getirilmesi gereken bu iş sıkıcıydı; yetişkinlik döneminde de matematiği veya diğer gerekli edinimleri yoğun bir şekilde uygulaması gerektiği zaman aynı şey söz konusuydu," diye yazmıştı.

1823 yılına, baba George Green'in hâlâ hayatta olduğu yıllara geri dönmeliyiz. Bu dönem, endüstriyel ve bilimsel devrimlerin daha girişimci İngiliz şehirlerinin bazılarında çeşitli entelektüel ve kültürel kurumların oluşumlarına yol açtığı bir dönem oldu. Not-tingharrfda Bromley House adındaki binada böyle bir kurum mevcuttu. Bu kurum, 1816'da kuruldu ve çok geçmeden varlıklı, boş vakti olan, kültürlü ve yardımsever kişiler için popüler bir merkez haline geldi. Burası yeni kurulan Nottingham Tıp Okulu, Kadınlar İçin İncil Derneği, Kdebiyat ve Münazara Derneği ile jeoloji, doğa tarihi, coğrafya ve astronomi derneklerinin komitelerinin toplantı yeri olarak kullanılıyordu. Amatör müzik topluluğu da burada toplanıyor, sanatçılar sergi açıyordu. Bununla birlikte en önemlisi, üye olmayanların da bir ücret karşılığında kullanabildiği Nottingham Subscription Library adında bir kütüphane vardı. Green kütüphaneye üye olduğu zaman yaklaşık yüz abonesi vardı ve abonelerinin çoğu kasabanın ve ülkenin önemli ailelerine mensup ya da seçkin yerli firmalardan kişilerdi. Ayrıca iş hayatından kimseler, doktorlar ve avukatlar da kütüphanenin üyeleri arasındaydı.

Kütüphaneye ilk başta alınan kitaplar için 600 sterlin harcanmıştı. Sonrasında daha fazla kitap alınırken üyeler de özel kitaplar ısmarlayabiliyordu. Kitapların çoğu edebiyat, tarih ve biyografi alanlarında ya da seyahat ve doğa tarihi hakkındaydı. Green kütüphaneye üye olduğu zaman Lagrange ve Laplace'ın incelemelerinin de içinde olduğu ciddi bilimsel ve matematiksel çalışmaların sayısı bir düzineyi geçmiyordu. Yine de Green, Essay'de bu kitaplardan herhangi birine ne referans verdi ne de bunları kullandı. Ancak kütüphanede Royal Society'nin Philosophical Transactions dergisinden bir set bulunuyordu. Green derginin sayfalarında geçmiş 160 yılın bilimsel keşiflerinin rotasını takip edebilirdi.

Bu arada Green'in dokuz yaşında okulu bırakıp otuz yaşında kütüphaneye üye olduğu zaman aralığında ne yaptığına yönelik soru sorulabilir. Fırında ve değirmende çalıştığını biliyoruz ama bu arada fırsatını buldukça değirmenin en üst katında çalışıyormuş. Çalışmalarını yönlendiren biri vardıysa bu kişi büyük olasılıkla Nottin-gham'daki Free Grammar School'un müdürü Toplis'di. Cambridge matematik mezunu olan Toplis ikinci müdürdü. Nottingham'a yirmili yaşlarında gelen Toplis 1819'da ayrıldığında Green yirmi altı yaşındaydı. Toplis Queens College'ın öğretim üyesi olarak Camb-ridge'e döndü. (Kolejin kütüphanesinde matematik üzerine çok iyi kitaplar vardı. Özellikle zamanın Fransız matematikçilerinin kitaplarına bolca yer veriliyordu.) Green bariz bir biçimde Fransız ekolünü takip ediyordu. Laplace'ın başyapıtıyla birlikte Biot, Coulomb ve Poisson gibi bilimcilerin çalışmalarına aşinaydı.

Toplis, Britanya'nın, yüzyıldan fazla bir süredir matematiksel araştırma alanında gelişme kaydeden Avrupa'nın, özellikle de Fransa'nın çok gerisinde kaldığını ilk fark eden az sayıdaki kişiden biriydi. Toplis, Fransız ekolünün çalışmalarına hayrandı. Laplace'ın Mecanique celeste adlı kitabının ilk iki cildini İngilizceye çevirdi. Toplis'in çevirisi 1814'te Green yirmi bir yaşındayken Nottingham'da yayımlandı. Toplis, Nottingham Subscripjon Lib-rary'ye çevirinin bir nüshasını verdiğinde de Green kütüphaneye üye olmuştu. Green ailesi 18 17'ye kadar Toplis'in kadrosunda yer aldığı Free Grammar School'a yakın bir yerde yaşadı. Toplis'in Green'in akıl hocası olduğuna dair kesin kanıt yok ama bu yöndeki dolaylı bilgiler ikna edici gözüküyor. Green, kütüphaneye üye olduktan beş yıl sonra ilk ve önemli çalışması, Essay on Electricity and Magnetism 1828'de Nottingham'da özel abonelik yoluyla yayımlandı. Toplam 51 abone vardı ve bu kişilerin yarısından fazlası Bromley House üyesiydi. Bu çalışma elektrik olgusuna matematiksel analizin ilk uygulanma girişimiydi ve öylesine önemliydi ki Britanya'da modern matematiksel fiziğin başlangıcı olarak tanımlandı. Green çalışmasında, Laplace'ın analitik yöntemini elektrikle ilgili olarak kullanarak buna potansiyel adını verdi. Potansiyel elektromanyetik kuramın gelişiminde çok değerli bir araç oldu. Essay ayrıca, günümüzde matematiksel fizikte sıklıkla kullanılan Green fonksiyonları ve diferansiyel geometriye temel teşkil eden Green teoremi adlı yeni matematiksel yöntemin ortaya konması açısından da önemlidir. Dönüm noktası olacak böylesi bir çalışmanın gizli kapaklı değil, meslek dernekleri tarafından basılması gerekirdi. Ancak Green, "bilinmeyen bir kişi tarafından yazıldığı" için bu çevreler tarafından kabul görmeyeceğini düşünmüş olmalıydı. Ne yazık ki Essay çok az ilgi gördü ve hiç desteklenmedi. Green birkaç yıl araştırma yapmaktan vazgeçti.

Green kendisine miras kalan aile işinin tüm sorumluluğunu üstlendi. Ancak bahası gibi o da bütün işlerin idaresini Smith adındaki işletmecisine devretmişti. Smith'in Jane adında, Green'den dokuz yaş küçük bir kızı vardı. Jane yirmi iki yaşındayken Green'den bir kızı oldu. Bebeğe Jane adını koydular. Jane de tıpkı annesi gibi Jane Smith adıyla tanındı. Green ve Jane hiç evlenmeseler de daha sonra doğan iki erkek ve üç kız Green soyadını aldı. Sadece ilk kızları Jane'nin soyadı Smith olarak kaldı.

Green Ocak 1830'da bir gün Lincon şehrinden Bay Kidd ile çok önemli sonuçları olacak bir konuşma yaptı. Green Essay'i, parlamentoda Nottingham'ın temsil edilmesinden sorumlu Newcastle düküne adamıştı. Green Essay'in basılmış bir kopyasını Lincoln yakınlarında yaşayan, abonelerden Sir Edward Ffrench Bromhe-ad'e de göndermişti. Bromhead, Green'in diğer matematiksel çalışmalarını da meslek derneklerinden birine gönderebileceğini söyleyerek cesaret verdi. Ne yazık ki Green çekingen davranarak bu öneriyi dikkate almadı. Anlaşılan birisi bu önerinin sadece kibar bir jest olduğunu söylemişti ama Kidd bunun ciddi bir öneri olduğuna dair güven verdi. Bunun üzerine, Essay' in basımından yaklaşık iki yıl sonra Green, Sir Edward'a özür dileyen uzun bir mektup yazarak cevap vermekte neden geciktiğini anlatıp önerisi hâlâ geçerliyse kabul edeceğini belirtti. Bu olay, Green'in kendisi de bir matematikçi olan Lincolnshire baroneti ile yazışmaya başlamasına neden oldu. Green görünüşe göre baroneti Thurlby Hall'deki makamında daha önce birkaç kez ziyaret etmişti.

Sir Edward, 1819'da Analytical Society'i kuran Cambridge öğ-rencilerindendi. Daha sonra Cambridge Philosophical Society adını alacak bu kurum, Cambridge'in hareketsiz bilimsel ortamının canlanmasına yardımcı oldu. Edward, 1812'de Cambridge'den mezun olduktan sonra Londra'daki Inner Temple'da hukuk okudu, Lincolnshire'a döndüğünde şehir ve ülke meselelerinde önemli bir rol oynadı. Bununla birlikte Cambridge bağlantılarını da muhafaza etti. Green'i alma mater ine giderken kendisine eşlik etmeye davet etti. Green bu teklifi reddetti: "24 Haziran'da, Britanya biliminin şövalyelerinden Herschel, Babbage ve diğer arkadaşlarınızı görmek için Cambridge seyahatinden bahsetme kibarlığında bulundunuz. Yeni başlayan biri olarak benim oraya gitme hakkımın olmadığını düşünüyorum ve eğer olursa, iyice saygın bir bilimci olacağım günlere kadar bu zevki ertelemeliyim." Green aynı yılın nisan ayında öğrenci olarak Cambridge'e gitme imkânından bahsetmişti. Green doğal olarak Sir Edward'a danışarak "Benim yaşımda ve klasik kazanımları eksik olan biri için hangi okııl ııygun olur," diye sordu. Sir Edward beklenildiği gibi kendi okulunu, Gonville and Caius'i önerdi. Green, Cambridge'e gitme hazırlıkları içindeyken babası ölmüş, değirmeni ve ailesinin oturduğu evi kiraya vermişti. Bu sırada dört çocukla birlikte Ja-ne'nin nerede olduğuna dair bir bilgimiz yok. Green, önceki yıl yayımlanan ilk bilimsel incelemesini Cambridge'de sunmanın zev kini tattıktan sonra Nottingham Subscription I.ibrary'den istifa etti. Green, 1833'iin sonunda üç bilimsel inceleme yazmıştı. İkisi Cambridge Philosophical Society, biri Royal Society of Edinburgh tarafından yayımlandı.

Cîreen, 1833 ekiminin başlarında Cambridge'e gitti. Caiıis olarak bilinen, 170 öğrencisi ve yirmi (iğretim üyesi olan okula kayıt oldu. Green normal kayıt olma yaşından çok daha büyüktü. Cambridge'e giderken Sir Edward kendisine "Üniversitenin bazı seçkin şahsiyetlerine; Green, bu şahsiyetlerin isimlerine saygıyla ve elbette üniversitenin benim zamanımdan daha bariz olan seçkin konumunu hiçe sayan bir bakışla değil ama daha ileriye bakarak amacını adım adım gerçekleştirebilir. Acil durumlarda tavsiye istemeye cüret edebilir," şeklinde bir referans mektubu vermişti. Green, Latince, Yunanca ve din tarihi genel sınavlarını geçmeyi başardı. İlk sekiz ayın ardından Sir Edward'a: "Burada çok mutluyum ve söylemem gerekir ki Cambridge'den çok zevk alıyorum, Bu durum esas konuma eğilmemi bir ölçüde engelliyor. Ama umuyorum geri döndüğümde bu halimi bir tarafa bırakıp mazbut bir ikinci yıl öğrencisi olacağım," diye yazmıştı.

Senate House (ya da Tripos) sınavları üniversitede lisans eğitiminin en önemli unsuruydu. Kış ortasında, soğuk binalarda iki yüz sınav sorusunun yedi gün içinde cevaplanması gerekiyordu. İlk üç gün kitaplara ayrılmıştı. Kitaplar Euclides'in Elements' i ve Principa idi. Bu kitaplardan geçmek birçok öğrenci için yeterliydi. İyi öğrenciler için önemli olan hızdı. Ancak itibar kazanmak isteyenlerin çok çeşitli konularda, daha zor problemlerle dört gün daha uğraşmaları gerekiyordu. Dersler isteğe bağlıydı; birçok öğrenci özel öğretmen ya da eğitmenden ders alıyordu. Green'in bu fazladan gideri karşılaması mümkün değildi.

Green, bu kötü şöhretli sınavda liyakat sırasına göre dördüncü oldu ve böylece öğretim görevlisi olmaya hak kazandı. İki yıl sonra bir yer açılır açılmaz göreve atandı. Öğretim görevlisi olarak bir odası ve ortak yemekhanede para vermeden yemek yeme ve küçük bir burs alma hakkı vardı. Görevleri kesinlikle zahmetli değildi. Sınavları hazırlıyor ve denetliyordu; görevini yaparken nazik ve cana yakındı. Cambridge mezunu olarak Philosophical Society'nin toplantılarına katılıp, çalışmalarını bizzat sunabiliyordu. 1838'de üç, ertesi yıl da üç çalışması daha yayımlandı. Çalışmalarının ikisi hidrodinamik, ikisi ışığın yayılımı, diğer ikisi de sesin yayılımı hakkındaydı. Sonuçta Green'in Cambridge'de yayımladığı sekiz makalesi, Edinburgh'da yayımlanan bir makalesi olmuştu ve elbette bir de Nottingham'da yayımlanan ilk çalışması Essay vardı. Elektrik ve manyetizma hakkındaki Essay ve sesin yayılımı hakkındaki son bilimsel incelemesi en önemli çalışmaları olarak kabul edilir. Üniversitede geçirdiği altı yılda hatırı sayılır bir üne kavuştu. O sırada üniversitede olan biri, "Üniversitenin içinde ve dışında tüm çağdaşlarından fersah fersah öndeydi," demişti.

Öğretim üyesi olmasından altı ay sonra, 1839'un ekim ayında son kez Nottingham'a, evine gitmek için at arabasına bindi. Kuzeni Tomlin'in sözcüklerine kulak verelim: "Sneinton'da sağlıklı geçen yılların ardından çok yazık ki eve keyifsiz bir şekilde döndü. Bu hastalıktan kurtulamayacağını düşünüyordu ve bir yıldan az. bir süre sonra bu söylediği doğru çıktı. 31 Mayıs 1841 'de öldü."

Cambridge'de geçirdiği aln yıl ve orada kazandığı ünden sonia, doğduğu yere nispeten gizli bir şekilde ölmek için geldi. Tüm yerel gazeteler şöyle yazmıştı: "Bildiğimiz kadarıyla Nottingham yakınlarında oturan bir değirmencinin oğluydu. İnceleme ve araştırma yapmaktan zevk aldığından yetenekli beynini matematik üzerine çalışmaya verdi ve çok hızlı yol aldı. Cambridge'de okuyabilmesinde Sir Edward Ffrench Bromhead'in arkadaşça uzattığı el ve nüfuzunun çok büyük etkisi oldu. Eğer yaşasaydı müthiş bir matematikçi olarak devam edecekti."

Green, birlikte olduğu Jane Smith ve yedi çocuğunun yaşadığı Nottingham'daki evinde kırk yedi yaşında gripten öldü. Çocukların en küçüğü Clara bir önceki yıl, Cambridge dönüşünden birkaç hafta sonra doğmuştu. Green'in ölümünü son ana dek onun yanında olan Jane Smith duyurdu. Green, anne babasının da mezarlarının bulunduğu Sneinton'daki St Stephen's kilisesinin mezarlığına defnedildi. Mezar taşında "Caius College, Cambridge hocası" yazıyordu. Ölmeden on ay önce yazdığı vasiyetinde kendisini "Müteveffa Nottingham'ın Stıeiflfon kasabasından, şimdi Caius College'lı ve bu kolejin öğretim üyesi diye tanıtmıştı. O anki ölüm nedeni ne olursa olsun, evine ğefi tlöliinesine neden olan "keyifsizlik" büyük bir ihtimalle değirmencilik yıllarından ileri gelen silikozdu. Bununla birlikte Fleix Klein, matematiğin on dokuzuncu yüzyıldaki gelişimi üzerine kaleme aldığı raporunda Green'in ölümünü alkolizme bağlıyordu. Belki de bunu Green'in çağdaşı matematikçi James Joseph Sylvester'den işitmişti.

Sneinton'daki değirmen yıllar içinde harap hale geldi. Gre-en'den kalmış olabilecek yazılı belgelerin hepsi yok oldu. Green'in soyundan gelenler atalarının dehasından habersizdi. Ancak son zamanlarda şehir en seçkin vatandaşıyla gurur duymaya başladı. Değirmen tamir edildi ve yanında küçük bir müze açıldı. Burada Cireen'in çalışmaları ve sonuçları hakkında fikir edinebilir ve hatta değirmende öğütülmüş un satın alabilirsiniz. Green'in 1993'teki iki yüzüncü doğum yıl dönümünde çalışmalarının etkisinin tartışıldığı bilimsel konferanslar düzenlendi. Westminster Abbey'de düzenlenen törende anısına yapılmış sade bir plaketin açılışı yapıldı. Plaket Newton'un abidesinin yanında yer almaktadır.

 

 

 

George Green'in Hayatı
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 2314 kez okundu

15.10.2013 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • frezer
    06.09.2018

    bazen şanslı olmak gerekir denir ya işte tam da böyledir hayat hikayesi. hem çok çalışkan, hem çok zeki, hem de azimli. tam bir bilim insanı olması gerekirken şartlar sağlanmaış olamamış ve genç yaşta hayata veda etmiştir.

  • sultan
    09.12.2016

    ilginç bir hayat hikayesi vardır. zaten de normal insanlardan mucizevi şeyler beklemek yanlış olur.

  • zerduest
    02.06.2016

    peki dünya hakimi ve özkaynakların neredeyse tamamının sahibi Amerika neden inatla bilim dünyasını domine etmiyor? ya da çok akıllı insanlar yetiştirmekten bilerek uzak duruyor?

  • roni
    12.01.2016

    bilim açısından ne varsa Avrupa'da var, Amerika'ya bilimi getirenler de zaten Almanya'dan kaçan yahudi bilim adamlarıdır. buradaki temel mesele bilim kültürüdür, ne kadar yatırım yaparsan yap kültüründe ve genetiğinde bilim yoksa olmuyor işte, bu yüzden de Amerika hep Avrupa'nın gerisinde kalacaktır. Orta Doğu ülkelerinden bahsetmiyorum bile

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.