14.10.2013
4.50 / 28 oy

Hermann von Helmholtz'un Hayatı

Hermann von Helmholtz (1821-1894) Kimdir?

Hermann von Helmholtz

Helmholtz çok yönlülüğüyle on dokuzuncu yüzyıl bilimcileri arasında öne çıkıyordu. Hem fizyolog hem de fizikçiydi. Göz ve kulak fizyolojisinde çığır açan araştırmalarıyla ve aynı zamanda termodinamiğin ilk yasasına ilişkin tayin edici açıklamalarıyla adını duyurmuştu. Tam adıyla Hermann Ludwig Ferdinand Helmholtz, 31 Ağustos 1821'de Potsdam'da doğdu. Bahası August Ferdinand Julius Helmholtz Prusya'nın Napoleon'a karşı verdiği özgürlük savaşında üstün hizmetlerde bulunmuştu. Universitat Berlin'de aldığı eğitimin ardından Almanca, klasikler, felsefe, matematik ve fizik dersleri verdiği Potsdam'daki gymnasium'da öğretmenlik yaptı. Helmholtz'un Hannoverli bir topçu subayının kızı olan annesi Caroline'in (kızlık soyadı Potine) baba tarafı Pennsylvaııia'nın kurucularından William Penn'in, anne tarafı da Fransa göçmeni bir ailenin soyundan geliyordu. Caroline, aşırı sade görünümlü, son derece duygusal ve keskin bir zekâya sahip biri olarak tarif ediliyordu. Geleceğin bilimcisi, çiftin en büyük oğullarıydı. Hermann'ın iki kız kardeşi ve 1833'te doğan Otto adında bir erkek kardeşi vardı. îki erkek kardeşiyse bebekken ölmüştü.

Hermann von Helmholtz Biyografisi

Helmholtz çok erken bir yaşta her şeyin nasıl çalıştığını öğrenmeye karşı beslediği tutku dışında yavaş gelişen, narin yapılı bir çocuktu. Yedi yaşında eğitimine bağladı, 1832'nin ilkbaharında liseye gitmeye başladı. Okulda genel olarak iyi bir gelişme kaydetmişti. Özellikle de çok iyi bir öğretmeni olduğundan pozitif bilimlerdeki gelişimi iyiydi. Fiziğe karşı ilgisi vardı ama üniversite parasını ödeyemeyecek durumda olan babası onun tıp eğitimi almasını istiyordu. 1838'de Berlin'de Friedrich-Wilhelms Universitat'ta tıp fakültesine girdi. Okuldaki öğrencilerin üniversitedeki konferanslara katılma hakkına sahip olmasından yararlandı ama kendi kendine de çok çalıştı. Öğrenciler mezun olduktan sonra askeri cerrah olarak beş yıl hizmet verme koşuluyla maddi destek de alıyorlardı. 1842'ye gelindiğinde yeterince ilerleme göstermiş olan Helmholtz bir hastaneye kadrolu cerrah olarak atandı ve omurgasızlarda sinir sisteminin yapısı üzerine doktora tezini tamamladı. Bu çalışma sinir fizyolojisi ve patolojisinin doku bilimsel temelini oluşturmuştu.

Helmholtz'un kariyerinde attığı bir sonraki adım, orduda askeri hekim olarak hizmet vermek yükümlülüğüne son vermekti. 1843'te Potstam'daki hafif süvari bölüğüne yardımcı cerrah olarak atandı. Bölükteki görevleri ona hayli boş zaman bırakıyordu. Helmholtz kendini bilime adadı. Matematikçi Jacobi'niıı önemli tezi Vundamenta nova functionem ellipticarum (Fliptik Fonksiyonlar Kuramının Yeni Temelleri) üzerine çalışıyor ve fizyoloji konusunda araştırmalarına devam ediyordu. Tıp diplomasını aldı ve saygın von Velten ailesinden Olga isminde genç bir hanımla nişanlandı. Ancak kalıcı bir görev elde etmeden evlenmediler.

1847 yılının temmuz ayında Deutsche Physikalische Gesellschaft'ın bir toplantısında enerjinin korunumuyla ilgili kuramını açıkladığı zaman matematiksel fiziğe hâkim olduğunu ortaya koydu. Başkalarının da aynı fikre sahip olabileceğini rahatlıkla kabul edebilirdi ama ilkeyi ilk defa açık bir şekilde formüle eden ve bilimsel yöntemle kesin olarak gösteren oydu. Kuramı, Berlin'in genç fizikçileri ve fizyologları tarafından coşkuyla kabul edilirken daha yaşlı bilimcilerin istisnasız hepsi tarafından reddedildi. Matematikçiler arasında, Helmholtz'un çalışmasının önemini tereddüt etmeden duyuran Jacobi'ydi.

1848'de Baron von Humboldt'un nüfuzunu kullanması sonucunda kalan askerlik görevinden muaf tutularak Akademie der Künste'de ve Berlin'deki anatomi müzesinde öğretim üyesi oldu. Bu görevlerde ancak kısa bir süre kalabildi çünkü ertesi yıl Albertus-Universitat Königsberg'de fizyoloji doçenti ve fizyoloji enstitüsünün müdürü olarak atanacak ve böylece artık evlenebilecekti. Ertesi yıl, hayvanlarda kasların kasılmasının zamana bağlı ölçümü ve sinirlerdeki ilerleme hızı üzerine klasik çalışmasının ilk bölümünü yayımladı. Çalışmanın ikinci bölümünü de iki yıl sonra yayımlayacaktı.

Helmholtz 1851'in başlarında yaptığı çalışmaların önemsenmesi açısından bir dönüm noktası olacak oftalmaskopu keşfetti. Tasarlaması ve yapması sadece iki ay sürecek bu küçük keşif onu ünlü yapmıştı. Yetkililerle arasını düzeltmesiyle bilimsel merakının peşinden gitme konusunda özgür kaldı. İsviçre Alpleri'nden kuzey İtalya boyunca, büyülendiği Venedik üzerinden Trieste ve Viyana'ya geçtiği geziye çıktı. Bu fırsattan yararlanarak yol boyunca, geçtiği her yerde önemli bilimcileri ziyaret etti. Geri döndüğünde Königsberg'de profesörlüğe terfi ettirildi. "İnsan Duyusu Algısının Doğası Üzerine" konulu açılış dersi, araştırmanın sınırlarındaki zor bilimsel problemleri genel dinleyici için anlaşılır kılma yeteneğine çok iyi bir örnekti. Bu araştırma Helmholtz'un Young'ın fikrini temel alan meşhur fizyolojik renk kuramına öncülük etti.

Helmholtz ve karısı, Königsberg'e yerleşmiş ve mutluydu. Neşeli ve içinde bulundukları durumdan hoşnut, ciddi ve çalışkandılar ancak sosyal olarak da keyif almaya karşı değillerdi. Onun için her ikisinin de ilgi alanlarını paylaşan hoş bir arkadaş çevresi edindiler. Helmholtz'un karısı, onun için çalışan ve yazan sadık bir can yoldaşı ve gerçek bir yol arkadaşıydı. Helmholtz vereceği dersi

eğitimli bir dinleyici kitlesine hitap edip etmediğine karar verrmesi için yüksek sesle karısına okurdu. Ancak karısının uzun zamaıııdan heri endişe veren sağlığı gittikçe kötüleşmişti. Doktorlar Körnigsberg'in soğuk ikliminin karısının sık sık rahatsızlanmasında etkili olabileceğini söylemişti. Bonn'da fizyoloji profesörlüğü görevii boşaldığında Helmholtz, buraya geçmek için Baron von Humbollt'un desteğine başvurdu.

Helmholtz, Bonn'a taşındığında önemli incelemesi Handlhuch der physiologischen Optik'i (Fizyolojik Optik Elkitabı) 1855'te tamamladı. Bu eser Königsberg'de geçen, çok sayıda akademiik çalışma yaptığı ve bilimin çeşitli dallarında yüksek başarı göstterdiği beş verimli yılın ürünüydü. Bonn'a gitmek için Königsberg'dıen ayrılmadan hemen önce ileride Lord Kelvin adıyla bilinecek VC'illiam Thomson'dan Hull'daki British Association toplantısında konuşması için bir davet almıştı. Hull'a giderken Royal Institurion'da Faraday'ı ve Royal Observatory'de kraliyet astronomu George Biddell Airy'i gördüğü Londra'ya uğradı. Aldığı notlarda "Faraday sade, çekici ve bir çocuk gibi doğaldı. Bu kadar dostça davranan kimse görmemiştim," diyordu. Helmholtz, toplantıya katılan 850 dinleyici arasında 236 kadın olmasından çok etkilenmişti. Evine yazdığı mektupta "İngiltere'de hanımlar bilimde epey ilerlemiş durumdalar," diye yazmıştı.

Helmholtz, daha yumuşak ikliminden dolayı karısının sağlığının iyice düzeldiği Bonn'daki hayata kısa sürede alışmıştı. Resmi görevi anatomi dersi vermekti. Bu konuda yetkindi ama daha önce hiç böyle bir tecrübesi olmamıştı. Ayrıca asıl konusu fizyoloji üzerine de ders veriyordu. İlk başlarda bilimsel araç gereç azlığı deneysel çalışmalarını engelledi. Königsberg'den gelirken yanında sadece birkaç araç getirebilmişti. Bonn'a geldiğindeyse neredeyse işine yarar hiçbir şey bulamadı. Artık görme kuramıyla değil ses kuramıyla ilgilenmeye başlamıştı. Bu alana uyguladığı Fourier serisi matematiği, klasik çalışması Die Lebre von den Tonempfindungen als physiologische Grundlage für die Theorie der Musikin (Müzik Kuramına Temel Olarak Seslerin Duyumu Bilgisi) doğmasına yol açtı.

Ne var ki Helmholtz, Bonn'a daha yeni yerleşmişken Heidelberg'e gitmesi için davet aldı. Bu kez anatomi değil fizyoloji profesörü olarak atanacaktı. Bonn yönetimi maaşını arttırarak ve anatomi için gerekli olanakları sağlayacakları konusunda söz vererek onun kalması için çalıştı. Kendisi ve karısı hâlihazırda Bonn'da birçok arkadaş edinmişti. Buna karşılık, Heidelberg'de, Robert Bunsen ve Gustav Kirchoff gibi dönemin iki önemli bilimcisi bulunuyordu. Karısının sağlık durumu nedeniyle yeniden taşınmayı istemese de sonunda Heidelberg'e gitmeye karar verdi. Bonn'da yönetimin başındaki Prusyalılar Helmholtz'u vazgeçirmek için her şeyi yapsalar da bunu ancak 1858'e kadar erteleyebildiler. Helmholtz, Bunsen ve Kirchhoff'a katılarak Heidelberg biliminin en şanlı dönemini başlattı.

Kâthe ve Richard adlı iki küçük çocukla büyüyen Helmholtz ailesi Heidelberg'e yerleşti. Helmholtz Bayerische Akademie'nin muhabir üyesi oldu. Akademinin Mart 1859'da düzenlediği festivale katılıp diğer akademisyenlerin yanı sıra besteci Richard Wagner ve Kral II. Ludwig'le tanıştı. Bu arada Postdam'dan gelen haberle, çok yakın olduğu babasının felç geçirerek öldüğünü öğrendi. Aynı zamanda evde sevgili karısının da sağlığı hızlı bir şekilde kötüye gidiyordu. Karısı da yılın sonunda öldüğünde Helmholtz çok yıkılmıştı. Hâlihazırda migreni vardı, bu üzüntüyle birlikte baygınlık nöbetleri geçirmeye başladı. Çalışmalarıyla teselli bulmaya ve avunmaya çalıştı. Viyana ve Göttingen akademilerinde muhabir üye olması ve Hollanda'dan Altın Aslan Nişanı'nı almasıyla itibarı daha da artıyordu.

Bir sonraki yaşam öykümüzün kahramanı Lord Kelvin olacak. 1855'te, adı hâlâ yalnızca William Thomson olduğu zamanlarda Almanya'dayken Helmholtz ile tanışır. Hemen akabinde Helmholtz karısına "Avrupa'nın ilk matematiksel fizikçisinin benden biraz daha yaşlı olmasını bekliyordum ve oldukça genç, çok güzel birisinin geldiğini görünce bu kadar şaşırmak istemezdim. Kişisel olarak tanıdığım büyük bilimcileri, zekâsı ve düşüncelerindeki berraklık ve devinimiyle o kadar aşıyordu ki kendimi bazen onun yanında kalın kafalı hissettim," diye yazmıştı.

Helmholtz ve Thomson arasında çok yakın bir arkadaşlık ve bilimsel işbirliği doğdu. Bu yakınlık Helmholtz'un yaklaşık kırk yıl sonraki ölümüne kadar devam etti. Helmholtz, 1860 yılının yazında Arran Adası'na, Thomson'ın yanına gitti. Ertesi şubat ayında da gelecekle ilgili planlarını yazdı:

Ciddi ciddi mutlaka yeni bir düzen getirmek gerektiğini düşündüm. Eğer bunun yapılması gerekiyorsa da hemen yapılması iyi olur. Sonunda bu düzen beklediğimden çok çabuk oldu; aşk bir kere filizlenmeye başlayınca akla başvurmaya gerek görmeden gelişir. Nişanlım çok yetenekli bir kız; benimle karşılaştırıldığında genç biri ve sanırım Heidelberg'in güzelliklerinden bir tanesi. Çok zeki ve akıllı; eğitiminin önemli bir bölümünü Paris ve Londra'da yaptığı için sosyeteye alışık... İki çocuklu bir dul ve gençliğimi arkada bırakmış biri olarak, sosyetede önemli bir rolü olabilecek niteliklere sahip genç bir hanımla hayatımı birleştireceğimi hiç düşünmezdim. Ancak her şey çok çabuk oldu ve beni yine mutlu bir gelecek bekliyor. Nikâhımız Hamsin Yortusunda olacak.

Helmholtz'un ikinci karısı, Anna von Mohl âlicenap, yüksek emelleri ve güçlü karakteri olan yetenekli bir kadındı. Zekâ ve karakterin aynı derecede itibar gördüğü bir çevrede büyümüş, toplum içinde zarif biriydi. 1862'de oğulları Robert Julius doğdu. Ancak doğum neredeyse Anna'nın hayatına mal olacaktı ve oğulları bir müddet sonra ölümcül bir hastalığa yakalandı. Daha sonra 1864'te kızları Ellen Ada Elizabeth doğdu.

Helmholtz 1861 Paskalya'sında, fizyolojik müzik kuramı üzerine bir ders vermek üzere bir kez daha İngiltere'ye gitti ve enerjinin korunumu yasasının organik doğaya uygulanması üzerine Royal Institution'da bir gece konuşması yapmaya ikna edildi. 1864'te altı haftalığına yeniden İngiltere'deydi. Çoğunlukla Londra'da olmak üzere Oxford, Glasgow ve Manchester'da kaldı. Royal Society ve Royal Institution'da ders verdi ve genç Clerk Maxwell'e ilk kez karşılaştı. Ertesi yıl Paris'e gitti. 1867'deki Büyük Sergi sırasında düzenlenen Oftalmoloji Kongresi için yeniden bu şehre dönecekti.

Helmholtz 1868'e gelindiğinde Heidelberg'deki onuncu yılını geçiriyordu. Prusyalılar, Helmholtz'un geri dönmesini sağlamak için yeniden çaba göstermeye karar verdiler. Julius Plücker'in ölümüyle Bonn'da matematik ve fizik kürsüsü boşalmıştı. Bonn yönetimi, Helmholtz'un fizik profesörü olarak geri gelip gelmeyeceğini soruşturmaya başladı. (Plüker her iki disiplinde de son

derece uzman olmakla sıra dışıydı.) Helmholtz fiziğin onun asıl ilgi alanı olduğunu ama koşulların zorlamasıyla tıbba, özellikle de fizyolojiye yönlendiğini açıkladı. "Fizyolojideki başarım esas olarak fiziksel bir temele dayanıyor. Şu anda çalışmalarını yönettiğim gençlerin çoğu tıp öğrencisi ve çoğunun en iyi öğreteceğim konuyla ilgilenebilecek derecede matematik ve fizik bilgisi yok. Soyut matematik öğretmeyi başaramam; matematiksel fizikte ise matematiği bir sonuç olarak değil bir araç olarak kullanıyorum." İlginçtir ki Helmholtz, 1868 yılında, Bernard Riemann'ın on dört yıl önceki "Geometrinin Temelini Oluşturan Varsayımlar" adlı mükemmel teziyle birçok ortak yönü olan "Geometrinin Temelini Oluşturan Olgular" yazısıyla bilim ve matematik dünyasını şaşırttı. Ancak Helmholtz'un yazısında bazı farklılıklar ve hatta hatalar vardı.

Sonunda Helmholtz, Heidelberg'de kalmaya karar verdi. Friedrich Julius adında bir oğlu daha oldu ama bebek fiziksel olarak gelişemedi. Helmholtz, 1870 yılının başlarında Berlin'deki Preussischen Akademie der Wissenschaften'in harici üyesi seçildi ve yapılan bu çabalar onun Prusya'nın başkentine taşınmayı kabul etmesini sağladı. Universitât Berlin'deki felsefe bölümünde Magnus'un ölümüyle boşalan pozisyona Kirchhoff ya da Helmholtz'un getirilmesi düşünülüyordu. Tercih Kirchhoff'tan yana kullanıldı: "Helmholtz araştırmada daha yetenekli ve dünya çapındadır; Kirchhoff ise tecrübeli bir fizikçi ve başarılı bir öğretmendir. Helmholtz daha yaratıcı ve her zaman yeni problemlerle uğraşırken Kirchhoff'un öğretmenliğe eğilimi vardır; dersleri berraklığın ve zarifliğin bir örneğidir. Ayrıca işittiğime göre temel düzeydeki öğrencilerin çalışmalarını Helmholtz'dan daha iyi denetliyordu." Helmholtz'un kötü bir öğretmen olduğu konusunda fikir birliği vardı. Yazdığı kitaplardan kelimesi kelimesine okuyordu. Buna rağmen çok iyi öğrencileri kendisine çekiyordu.

Kirchhoff'un Heidelberg'den ayrılamayacağı kesinlik kazandığında Helmholtz'dan, Berlin'deki pozisyonu kabul etme koşullarını belirtmesi istendi. Üniversite 1810'da kurulmuş olmasına rağmen bilim eğitimi çok daha sonra ve ancak başlangıç düzeyinde verilmeye başlandı. Helmholtz, Berlin'in fiziğin belli başlı merkezlerinden biri olmasını sağlamakta kararlıydı. Resmi olarak ikamet

edeceği ve yöneteceği, gerekli donanıma sahip bir fizik enstitüsü kurulmasını istedi. Eğitim hakanı istediği hu şartları kahul etti ve Helmholtz ailesi taşınma hazırlıklarına haşladı. Ataması, Fransa-Prusya savaşından dolayı yıl sonuna kadar onaylanmadı. Helmholtz hemen sonrasında Sir William Thomson'dan hir mektup aldı. Thomson mektubunda University of Cambridge'de deneysel fizik kürsüsünü kabul edip etmeyeceğini soruyordu. Ancak Helmholtz Berlin'e verdiği sözden dönmek istemedi.

Helmholtz ve karısı Anna çok şık bir şekilde eğleniyordu. Verdikleri partilerde entelektüeller, bilimciler, sanatçılar, hem hükümetin hem de sanayinin liderleri bir araya geliyordu. Kızları Ellen, önemli sanayici Werner von Siemens'in oğluyla evlendi. Helmholtz'un ilk evliliğinden olan iki çocuğuna ikinci evliliğinden bu yana annesi bakıyordu. Kızı Kathe çok önemli bir kadın oldu. Çok seviliyor ve hayranlık duyuluyordu ama o hiçbir şeyden tatmin olmuyordu. Berlin ve Paris'teki atölyelerde resim yapan yetenekli bir sanatçıydı. Kcithe, İngiltere ve Fransa'da bir yıl kaldı. 1872'de evlendi, bir kızı oldu. Doğumdan sonra sağlığı giderek kötüleşti ve beş yıl sonra yaşamını kaybetti. Helmholtz'un büyük oğlu Robert askerlik yapmak için gönüllü oldu ve cepheye gönderildi. Bir kaza sonucu yaralandı, ordudan ayrıldı ve sonrasında makine mühendisi olarak başarılı bir kariyer yapacağı Technische Universitât München'de öğrenci oldu.

1871'de Helmholtz, British Association'ın Edinburgh'da yapacağı toplantı için yeniden Britanya'ya gitti. Öncesinde St Andrews'deki matematiksel fizikçi P. G. Tait ve doğabilimci T. H. Huxley'le buluştu. Daha sonra, artık Lord Kelvin adını almış olan Sir William Thomson'a yatında eşlik etti. Helmholtz, Kelvin'in öğrenciler, mühendisler, denizciler ve aristokratlarla kurduğu rahat ilişkiye hayran kaldı. Deniz haşindi ama bilimsel çalışmalarını engellemedi.

Helmholtz 1876'da, yalnızca beş yıl geçirdiği üniversitenin rektörlüğüne seçildi. Açılış konuşmasında Alman öğrencilerin ve öğretim görevlilerinin tadını çıkardığı, "tüm yabancıları hayran bırakan" akademik özgürlüğe özellikle vurgu yaptı. Görevindeki son yılında İtalya turuna çıktı ve yol boyunca çeşitli bilimcilerlc buluştu. I880'de İspanya'ya benzer bir tur düzenledi. Ertesi yıl karısı Anna ile birlikte, Chemical Society'de Faraday dersi vermek için Londra'ya ve sonra onursal doktora derecesi alacağı Cambridge'e gitti. Almanya'da soylular sınıfına yükseltilerek isminin önüne "von" takısı almaya hak kazandı.

Arkadaşı Werner von Siemens'in cömertliği sayesinde Berlin Charlottenburg'da yeni bir fiziksel-teknik enstitü kurulmuştu. Helmholtz 1887'de enstitü başkanlığına getirildi. Sonraki birkaç yıl boyunca Helmholtz yeni enstitüde işleri yoluna koymaya çalıştı. llniversitedeki görevini devam ettirse de bu göreve ilişkin bazı rutin işlerden muaf tutuldu. Chicago Dünya Fuarı için ilk defa Atlas Okyanusu'nun diğer tarafına geçti. Onunla yolculuğa çıkan karısının bu seyahatin gerekçesiyle ilgili ciddi kuşkuları vardı. Doğu'daki şehirlerden ve Niyagara Şelalesi'nden çok etkilenirken Kuzey Amerika'nın geniş çayırlarını hiç sevmediler. Batıda Rocky dağlarına kadar gittiler. Ekibin bir parçası olan Felix Klein Avrupa'ya dönüş yolculuklarını anlatan bir yazı kaleme aldı: "Sigara odasında gece saat 10'a kadar oturduk; deniz çok sakindi. Helmholtz yatma zamanının geldiğini söyleyerek salona inen dik merdivenlerden aşağı indi. Sonra güm diye bir ses duyduk ve hepimiz hızla aşağıya indik. O anda Helmholtz'un güverte merdivenlerinin bittiği yerde birkaç kamarot tarafından tutularak kamarasına doğru taşındığını gördük. Her yer kan içindeydi." O zamanlar hasta olan karısı Anna bu olayı çocuklarına şöyle aktarmıştı:

Profesör Klein bana babanızın güverte merdivenlerden düştüğünü, alnından ve burnundan kan geldiğini söyledi. Babanız iki doktorla birlikte doktor kamarasına taşındı. Orada kanlar içinde yatıyordu ama bilinci açıktı, bütün sorulara cevap verdi. İlk önce felç geçirdiğinden korktular; ben buna hiç ihtimal vermedim. Sanırım uzun zamandır unuttuğumuz bayılmalarından birini yaşamıştı. Düşerken kendini elleriyle korumadığı ve yüzüstü düştüğüne göre besbelli düşmeden önce bilincini yitirmişti.

Helmholtz yavaş yavaş iyileşmeye başlasa da kaza onu zayıf düşürmüştü. Çift görüyor ve başı dönüyordu. Daha sonra sevgili oğlu Robert'in ölümü, diğer oğlu Fritz'in süregiden fiziksel ve zihinsel

hastalığı ve son olarak da bilim dünyasının büyük kaybı, öğrencisi Heinrich Hertz'in zamansız ölümü gibi peş peşe gelen olaylarla sarsıldı. Bununla beraber, Helmholtz 12 Temmuz 1894'te zihnini bulanıklaşman ve kısmi felçli kalmasına neden olan inme yaşanana kadar hem bilimsel araştırmalarına hem de enstitüdeki yöneticilik görevlerine devam etti. Durumu gittikçe kötüleşti ve sonunda 8 Eylül 1894'te yetmiş üç yaşında öldü. Karısı beş yıl kadar daha yaşadı. Oğulları Fritz 1901'de 33 yaşında öldü.

Helmholtz büyük nüfuz sahibi olmasını harika kişiliğine borçluydu. Az konuşması ve duygularını gizlemesiyle ünlü fizikçi Max Planck kişiliğinin etkisi hakkında bize bazı fikirler veriyor:

Helmholtz bozulmayan yargı gücü ve alçak gönüllüğüyle gerçek bilimi ve ciddiyeti temsil ediyordu. Şefkati karşısında çok etkilendim. Konuşmalarımızda bana huzurlu, keskin ama müşfik gözleriyle baktığında, sınırsız, çocuksu bir bağlılık hissettim. Beni derinden etkileyen bir sırrımı, karşımda adil ve iyi huylu bir danışman bulacağımdan emin bir şekilde ona açıklayabilirdim. Kadirşinas ve hatta övücü sözleri, beni dünyada edindiğim tüm başarılardan daha mutlu etti.

 

 

 

Hermann von Helmholtz'un Hayatı
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 2792 kez okundu

14.10.2013 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • Burhan Alagöz
    24.05.2017

    Sinir Akımları, Görme ve İşitme üzerine bir sürü çalışması vardır. günümüzde de hala güncelliğini korumaktadır.

  • alsancak
    01.06.2015

    yaşamamış olsa fiziğin altın çağı belki de olmayacaktı, bide böyle düşünün

  • oguzhan özcan
    03.11.2014

    fiziğin altın çağını 100 yıl farkla kaçıran Alman fizikçidir

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz