01.10.2013
4.51 / 43 oy

Michael Faraday'in Hayatı

Michael Faraday (1791-1867) Kimdir?

Michael Faraday

Michael Faraday'ın babası James, Westmorland'da Kirkby Stephen yakınlarında bir kasaba olan Outhgill'in demirci-siydi. 1786'da Margaret Hastwell ile evlendi. Margaret bir çiftçinin kızıydı, evlendikten kısa bir süre sonra, Thames'in güneyinde London Bridge'e yakın Newington Butts'a yerleştiler. Geleceğin bilimcisi 22 Eylül 1791'de doğdu. Faraday dört çocuğun üçiincü-süydü; ablası Elizabeth ve ağabeyi Robert kendisinden birkaç yaş büyük, kız kardeşi Margaret ise birkaç yaş küçüktü. Faraday'ın ailesinden gelen mektuplar yüksek dini bir ciddiyetle ve izan sahibi bir üslupla yazılmıştır. Bir süredir sağlığı kötü olan babası 1810'da öldükten sonra yoksulluk içindeki aileyi geçindirmek için annesi eve kiracılar aldı. Michael'ın üzerinde annesinin etkisi çok fazlaydı. Michael, annesi 1838 yılında öldüğünde çoktan en önemli deneysel fizikçi olarak dünyada tanınmıştı.

Michael Faraday Biyografisi

Faraday ailesi Nevvington'dan sonra birçok kez yer değiştirdi ve sonunda, o zamanlar Londra'nın batı varoşlarmdaki Manchester Square yakınlarında bir yere yerleştiler. On Üç yaşına kadar Michael'ın eğitimi "sıradan bir okulda başlangıç seviyesinden biraz daha ileride okuma, yazma ve aritmetik dersinden" ibaretti. Faraday o günleri şöyle hatırlıyor: "Okul dışındaki zamanlarımı evde ve sokakta geçiriyordum." Aynı bölgede Riebau adında Fransız bir emigre'nin işlettiği kırtasiye ve ciltçi dükkânında genç çıraklar çalışıyordu. Faraday da bu işletmede ciltçi olarak sekiz yıl çalıştı. Burada edindiği el becerisinin daha sonraki deneysel çalışmalarında çok faydası olacaktı. Faraday, bu dönemde okuduğu on sekizinci yüzyıl ilahiyatçılarından Isaac Watts'in, On the Improvement of the Mind (Zihin Geliştirme Üzerine) adlı kitabından çok etkilendi. Fikir alış verişinde bulunmak isteyen aynı yaşlarda gençlerle bir tartışma grubu oluşturmak gibi kendini geliştirme konusunda kitabın verdiği önerileri takip ediyordu. Riebeau'nıın yanındaki çıraklık döneminin sona ermesinin ardından bir başka Fransız emigre ile çalışmaya başlasa da aynı mutluluğu elde edemedi.

Michael Faraday'in Buluşları

Çağdaşları Faraday'ı gururlu, nazik ve şefkatli, olağanüstü teveccüh gösteren tavır ve tutumuyla yalın birisi olarak tarif ediyorlardı. Sesi keyifli, kahkahası içtendi. Boyu ortalamanın altındaydı. Alnı ile başının arkası arasındaki mesafe o kadar uzundu ki özel şapka yaptırmak zorunda kalıyordu. Gençken saçları kahverengi ve dalgalıydı; sonraki yıllarda gittikçe beyazlaşan saçlarını hep ortadan ayırıyordu. Karakteri, özellikle her türlü sosyal ve politik ayrımı reddetmesi bakımından annesine benziyordu. Anne babası gibi o da Sandemancı oldu. Restorasyon döneminden sonra John Sandeman kayınpederi John Glass ile birlikte Presbiteryenlerden ayrılarak Yaratıcı'ya duyulan sevgiye vurgu yapan bu küçük tarikatı kurdular. Sandemancılar Kutsal Kitap'ın tartışmasız doğru olduğuna inanıyor, İncil'e göre ve İsa'yı taklit ederek yaşamayı vaat ediyorlardı.

Faraday'ın bilime karşı ilgisi ilk defa yeniden ciltlediği Encyclopaedia Britannica'nın bir nüshasında şans eseri okuduğu "elektrik" ile ilgili makaleyle uyandı. James Tytler'in bu makalesi genel kabul görmüş düşüncelere karşı bir bakışa sahip olsa da, Faraday'ı makaledeki ifadelerin doğruluğunu deneme konusunda harekete geçirdi. Tytler'in elektriğin niteliğine ilişkin ortodoks olmayan kuramları çok daha sonra da etkisini gösterecekti. Bu arada Londra'da bilimsel konularda verilen konferanslardan, özellikle de her çarşamba gecesi bilimsel meselelerde tartışmaları ve kütüphanesini kullanmaları için gençleri bir araya getiren John Tatum'un evinde verdiği konferanstan istifade ediyordu. Kendisini City Philosophical Society olarak adlandıran bu grup Birkbeck College'ın kurulmasında önemli bir rol oynamış gibi gözüküyor. Faraday bu yolla, elektrik, galvanizm, hidrostatik, optik, jeoloji, kuramsal mekanik, kimya, astronomi ve meteoroloji konularında temel bilgiler ediniyordu.

Faraday'ı kariyerinin bu aşamasında en çok kimya ilgilendiriyordu. Faraday bu konuda Jane Marcet'in Conversations on Chemistry, Intended more Especially for the Female Sex (Özellikle Kadın Cinsine Yönelik Kimya Üzerine Konuşmalar) adlı kitabından çok faydalandı. Marcet bu popüler çalışmasında Royal Instituti-on'da katıldığı Davy'nin konferanslarından çok fazla etkilenmişti. Riebaıfnun bir müşterisi Davy'nin konferansına katılması için Faraday'a bir bilet vermiş, Faraday da gittiği bu konferansta salonun balkonundan dikkatli bir şekilde not almıştı. Faraday bundan sonra Davy'yi kendisine örnek olarak benimsedi. Kısa bir süre sonra yaşanan bir kaza Faraday'a ciltçiliği geride bırakarak bilimsel kariyerine başlayacağı bir kapı aralamıştı. Kimyasal bir deney sırasındaki patlama nedeniyle geçici körlük yaşayan Davy'nin bir sekretere ihtiyacı olmuştu. Davy'ye, çalışmalarından çok etkilenen Faraday'ı önerdiler. Davy'nin Royal Institution'daki asistanının 1813'te görevini kötüye kullanmaktan dolayı işine son verilmesinden sonra yerine Faraday getirildi.

Davy, Kant ve takipçilerinin felsefi fikirlerini İngiltere'ye taşıyan Coleridge'in çok yakın arkadaşıydı. Bu fikirler Davy'nin çalışmalarına bir bütünlük sağlamasının ötesinde dini inançlarıyla uyumlu olmasından dolayı Faraday'ın çalışmalarına daha da yardımcı olmuştu. Bilimsel çalışmaları, deneysel kanıtla eksiksiz desteklenen, birdenbire parlayan berrak bir sezgiyle kendini belli ediliyordu. Faraday'ın entelektüel gelişimine Davy'nin yaptığı t,ok önemli etki yavaş yavaş kendini gösterdi. 1813 yılının sonbaharında Davy ve karısı uzun süreli halayına çıkarken Faraday'ı da yardımcıları olarak yanlarına aldılar. Üçlü Fransa, isviçre ve İtalya'yı dolaşırken Ampere ve Volta gibi seçkin bilimcileri de mutlaka ziyaret ettiler. Ne var ki Davy'nin kendini beğenmiş karısı Faraday'a özel hizmetçi gibi davranma konusunda diretiyordu. On sekiz ay Avrupa'da dolaştıktan sonra Londra'ya geri döndüklerinde Faraday deneysel çalışmalara katılmaya başladı. Davy'nin teşvikiyle deneylerinin sonuçlarını, 1820'de Royal Society'nin daha itibarlı dergisi Philosophical Transactions'da yayımlanmasına izin verilene kadar Quarterly Journal of Physics'de yayımladı.

Faraday, bu sırada City Philosophical Society'den bir arkadaşının kız kardeşi Sarah Barnard ile tanıştı. 1821'de Barnard yirmi bir, Faraday yirmi dokuz yaşındayken evlendiler. Faraday gibi Sarah da Sandemancı bir ailedendi. Sandemancılar genellikle tarikat içinden kişilerle bir araya geliyor ve evleniyorlardı. Faraday evlendikten kısa bir süre sonra, hayatında önemli bir rolü olan tarikatın tam üyesi oldu ve itikadını açıkladı. Sonrasında gönüllü papaz yardımcısı ve daha sonra da Londra'daki kilisenin yönetimindeki üç kişiden biri oldu. Bilimci John Tyndall arkadaşı Faraday için şöyle diyordu: "Tanrının adil ve sadık şövalyesi... Faraday'ın hafta içindeki gücünün ve bu gücünü sürdürebilmesinin önemli bir nedeni pazar ayinleridir diye düşünüyorum. Pazar günü bir hafta boyunca ruhunu yenileyecek kaynaktan içiyor." En azından bir kez başına geldiği gibi kiliseden dışlanması onun için çok büyük bir cezaydı.

Bu arada Faraday'ın, Davy'nin hamiliğine hiç ihtiyacı kalmamıştı. Davy, hiçbir zaman Faraday'ı sosyal olarak bir eşiti kabul etmezken önemli bir astronomun oğlu John Herschel ise bunu yapmaya hazırdı. Herschel ve Faraday ilk defa karşılaştıklarında Faraday, Royal İnstitution'da mütevazı bir asistandı. Faraday'dan altı ay küçük olan Herschel ise Wrangler'di ve Smith Ödülü almıştı. Ayrıca Royal Society üyesiydi. İkisi çok yakın arkadaş oldular ve Herschel gerektiğinde Faraday'ı her zaman teşvik edip destek oldu. Örneğin, Faraday'ın Royal Society üyeliğini ilk imzalayanlardandı. Davy ise o sırada Society'nin başkanı olarak Faraday'ın adaylığını geri çekmesi için çok gayret etti. Davy'nin bunu neden yaptığı bilinmiyor ama Faraday her şeye rağmen 1823'te üye olarak seçildi. Davy, Faraday'ı yeni kurulan kulübe, Athenaeum'a sekreter adayı olarak önerdi. Bununla birlikte kulüp oturmuş bir yapıya kavuştuğunda sekreterlikten istifa edip kulübün sıradan bir üyesi olarak kaldı.

Faraday yirmi yıl içinde peş peşe keşifler yaptı. İlk önce kimya daha sonra elektrik alanında yaptığı klasik araştırmalar bugünkü bilimin temellerini attı. En eski bilimsel çalışması 1823'te, gazların sıvılaşması üzerine yaptığı çalışmaydı. İki yıl sonraysa benzenin keşfiyle bilime ilk önemli katkısını yaptı. Ancak ismi elektrik ve özellikle elektrokinıya ile kalıcı olacaktı. 1832'de elektroliz sürecini keşfettikten sonra bunu kontrol eden yasa üzerine çalışmaya başladı; matematik eğitimi olmayan bir bilimci için büyük bir başarıydı. Elektromanyetik dönmeyi keşfettiğinde otuz, ilk elektrik jeneratörünü ve transformatörü üretirken kullandığı indüklemeyi bulduğunda kırk, diyamanyetizma ve manyetik optik etkiyi keşfettiğinde de elli dört yaşındaydı. Yaratıcı dönemlerine bu kadar geç başlayan ve uzun süre devam eden çok az bilimci vardır. Faraday'ın en meşhur çalışması üç ciltlik, çoğu ilk olarak Philosophical Transactions ya da Philosophical Magazine'de yayımlanan yazılardan oluşan Experimental Researches in Electiricity'dir (Deneysel Elektrik Araştırmaları). Bundan sonra da Experimental Researches in Chemistry and Physics (Kimya ve Fizikte Deneysel Araştırmalar) adlı çalışması yayımlandı.

1825 yılına gelindiğinde Royal Institution'ın maddi durumu pek parlak değildi. Faraday kendisinin de yüzden fazla kez verdiği ünlü cuma gecesi konuşmalarıyla bu duruma yardımcı olmaya çalıştı. Bu konuşmalar İngiliz üst sınıfına, özellikle Royal Institution'ın hükümet ve eğitim kurumlarındaki nüfuzlu üyelerine bilim alanında eğitim verme işlevini taşıdı. Faraday ustalaştığı konferans verme konusunda kendisini daha iyi hazırlamak için hatiplik dersleri aldı. Vaizlik tecrübesi de vardı ama hazırlanma ve sunuma daha fazla önem veriyordu. Hatta konuşmaların önceden yazılabileceğini ancak dinleyicilere kesinlikle okunmaması gerektiğini düşünüyordu. Bir konuşmacı olarak etkisi konUŞİM içeriğinin iliantıklılığı ve anlaşılırlığından değil tavırlarının nazik, ağırbaşlı ve ince olmasından kaynaklanıyordu. Tyndall, "Fraday'ın cuma gecesi konuşmalarını, anlattığı konuyla ilgili bilgisi olanlar haricindekilerin bazen takip etmesi güç oluyordu ama dinleyicileri üzerinde sihirli bir etkisi oluyordu ve genellikle çok az şey bildikleri konuyla ilgili her şeyi bildiklerine yönelik ikna edilmiş olarak oradan ayrılıyorlardı," demişti. Dinleyicilerinden biri onun parıltılı gözlerinden, gür saçlarından, hareketli ellerinden ve çok güçlü hatipliğinden dolayı dinleyicilerin coştuğunu ve yüzlerine kadar kızardığını söylemişti. Bir diğeri "Faraday'ın konuşmalarından dikkatli hiçbir dinleyici ruhani görülerinin sınırını genişletmeden ya da imgelemleri fiziksel olguların sığ açıklamasının ötesine geçecek şekilde uyarılmadan çıkmamıştır," şeklinde yorum yapmıştı.

Faraday'lar, Royal Institution'ın üst katındaki, Üst Meclis olarak bilinen ve bir merdivenle bodrum kata, deneysel çalışmaları için iyi olanaklara sahip laboratuvara inilen odalarda yaşamıştı. Verdiği düzenli konferansların yanında kurslar açıyor, etkili bir yönetici olduğu Royal Institution'daki çeşitli faaliyetleri organize etmek işi de fazlasıyla zaman harcıyordu. Ayrıca 1829 ile 1852 yılları arasında Woolwich'teki Royal Military Academy'de kimya profesörlüğü görevini sürdürdü. Bunun yanında pratik tavsiyelerde bulunma, ticari analizler yapma, bilirkişi tanıklığı ve genel kumu hizmeti için de aranan biriydi. Örneğin, 1836'da deniz feneri ve şamandıra gibi kıyı yapılarını inşası ve bakımından sorumlu eski bir vakıf olan Trinity House'un başdanışmanı oldu. Deniz fenerlerinin ışıklandırılmasına daha yeni başlanmıştı. Rusya'ya karşı savaş kovuşturması üzerine bilgi verdi. Faraday 1841'de çok yoğun çalışmasının sonucunda sinir krizi geçirdi. Daha önceleri de zaman zaman hafıza kaybı ve baş dönmesi sorunları yaşamıştı. Faraday'ın bu dönemde yazdığı bir not, ruhsal durumunun ciddiyetini gösteriyordu. İçinde bulunduğu durumun cıva zehirlenmesinden kaynaklandığı iddia edilmektedir. Suluboya resim yapan kayınbiraderi George Barnard ile sağlık durumu iyi olmayan karısıyla birlikte İsviçre'ye gitti. Sağlığı düzelmeye başlayınca bilimsel çalışmalarına devam etti. Bu kez çalışmaları manyetizma üzerineydi ama önemli keşiflerinin tümünü sinir krizinden önce yapmıştı. Faraday ile sinir krizi geçirmiş Isaac Newton arasında bir paralellik olmakla birlikte Newton bilimsel dürtüsünü hiçbir zaman geri kazanamamıştı.

Faraday ilk zamanlar Royal Institution'dan aldığı aşırı mütevazı maaşının yanında "ticari" olarak adlandırdığı işlerden de ek gelir sağlıyordu. Fk gelir elde etmesi onun için önemli olmasına rağmen bu işlerin giderek arttığını görünce işleri bıraktı. Ticari gelirinin kesilmesiyle manyetoelektriği keşfetmesi aynı anda olmuştu. Önünde açılan zengin bilimsel manzarayla karşılaştırıldığında dünyevi kazanç aşağılık bir şeye dönüşmüştü. 1 835'te Tory Başbakan Sir Robert Peel, Faraday'a Hükümdarlık Tahsisatı emekli maaşı vermek istese de o sırada hükümet değişti. Liberal Parti üyesi Lord Melbourne'un yaptığı teklif ise çok kötüydü. Faraday bu teklif karşısında aşağılandığını düşünüp reddetti. Bu durumun kamu tarafından öğrenilmesiyle oluşan kargaşa karşısında kral işe el koydu. Melbourne özür diledi ve Faraday 300 sterlinlik emekli maaşını kabul etti. Faraday'ın diğer ülkelerden aldığı payeler arasında, Legion li'honneur nişanı ve Prusya kralı tarafından verilen şövalyelik vardı. Ayrıca Academie Royale des Sciences'ın yabancı üyesiydi.

Faraday kendisi için her ikisi de çok önemli olan dini inancıyla bilimsel çalışmaları arasında ayrımı katı bir şekilde korudu. Hassas doğası sıkıntıya karşı direnmesini zorlaştırıyordu. Bağışlarının ona güven veren organizasyonlar aracılığıyla dağıtılmasını tercih ediyordu. Faraday erken yaşta görsel sanatla ilgilenmeye başlamış, zamanının önemli sanatçılarından bazılarıyla şahsen tanışmıştı. Sanat eserlerini koruma konusunda British Museum, National Gallery ve Westminster Abbey gibi kurumlara danışmanlık yapmıştı. Faraday zamanının bilimcileri ve diğer ileri gelenlerine ait çizimler, gravürler, taşbaskılar ve fotoğrafları topluyordu. Fotoğrafın öncülerinden olmasa da bu yeni gelişmeyle yakından ilgileniyordu.

Faraday 1850'lerin ortalarına gelindiğinde araştırma alanında kat edebileceği tüm yolu almıştı ve ileride görece^/miz gibi, çalışmaları, temelini kurduğu elektromanyetik alan kuramının sahibi genç İskoçyalı Clerk Maxwell tarafından devam ettirilecekti. Aslında beyin gücünün zayıfladığını herkesten önce ilk kez Faraday'ın kendisi fark etmiş, beynini zorlayacak her türlü yükü üzerine almayı reddetmişti. Zihni hızla gerilemeye başladı. Maxwell'in matematiğini anlamış olsa bile onun mantığını takip edip edemeyeceği ve bu yeni gelişmeleri değerlendirip değerlendiremeyeceği şüphelidir.

Zihin yetileri gerildikçe Faraday bilimsel dünyadan zarafetle uzaklaştı. Royal Society ve Royal Institution'ın başkanlık makamını kabul etmesi için yapılan teklifleri geri çevirdi. Royal Institution'daki makamı kabul edememek üzdü ve ikinci kez sinir krizi geçirdi. Kalan enerjisini Royal'daki öğretim faaliyetlerine yoğunlaştırdı. Onun öğretmen olarak eşsiz yeteneği» yetişkinlere verdiği konferanslardan çok Noel zamanında çocuklara yönelik verdiği derslerde belli oluyordu. 1859-60 Noel'inde çocuklara verdiği özel derste maddeye etkiyen kuvvetleri, 1860-61'de ise mumun kimyasal tarihini anlattı. William Crookes tarafından yayıma hazırlanan bu dişler birer klasik oldu. Faraday'ın ders verme yeteneği de gittikçe zayıfladı. Yaşadığı baş dönmesi ve hafıza kaybı sorunlarının ardından 1861'de kürsüyü bırakmak zorunda kaldı. Tyndall, Royal Institution'da vekili oldu. Faraday hayatının son yılında kraliçenin kocası Albert'in önerisiyle Kraliçe Victoria tarafından kendisine verilen Hampton Court Green'de yaşadı. Michael Faraday 25 Ağustos 1857'de yetmiş beş yaşında "doğal sebeplerle" öldü. İsteği doğrultusunda herhangi bir tören yapılmadan Highgate mezarlığında sıradan bir mezara defnedildi. Tyndall cenazesinde "Kudretli bir araştırmacıydı, hiçbir şey konuşmacı olarak onun gücü ve tatlılığıyla boy ölçüşemez," şeklinde konuştu. Karısı Sarah 1879'da öldü ve geride soylarını devam ettirecek kimse kalmadı.

 

Michael Faraday'in Hayatı
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 16013 kez okundu

01.10.2013 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • sa kinaz
    30.12.2015

    lost dizisinde de faraday diye bir bilim adamı karakteri vardı, bir gönderme olması muhtemeldir

  • yildirim.ergun
    15.11.2014

    sanki Faraday'in de biyografisinin anlatıldığı bir film vardı ama bulamadım

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.