20.12.2013
4.55 / 11 oy

Padişah 2. Ahmed Dönemi Osmanlı Devleti

2. Ahmed'in Doğum Tarihi: 25 Şubat 1643

2. Ahmed'in Ölüm Tarihi: 6 Şubat 1695

2. Ahmed'in Sultanlığı: 23 Haziran 1691-1695

2. Ahmed'in Kabrinin Bulunduğu Yer: İstanbul, Kanuni Türbesi

Sultan 2. Ahmed'in Hayatı

2. Ahmed

25 Şubat 1643'te İstanbul'da doğdu. Sultan İbrahim ile Muazzez Valide Sultan'ın oğludur.

Kısa saltanatı Edirne'de başlayıp bitmiş, İstanbul'a hiç gelmemiştir. Döneminde, sadrazam ve vezirlerle devlet erkânı da Edirne'de oturdu.

Babası Sultan İbrahim'in tahtan indirildiği sırada 5 yaşında olan 11. Ahmed, sarayın Şimşirlik Dairesi'nde 43 yıl tutuldu.

1691'de Avusturya seferine çıkan Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, hasta olan 11. Süleyman'ı, eski padişah IV Mehmed ve veliahd konumundaki Şehzade Ahmed'i de Edirne'ye götürdü. Sadrazamın cepheye hareketinden kısa bir süre sonra 11. Süleyman ölünce devlet erkânı Edirne Sarayı'nda toplanarak padişahlık sırası konusunu tartıştılar. Bir kısmı, IV. Mehmed'in oğlu Mustafa'yı tahta oturtmak istiyordu. Durumu Filibe'deki ordugâhta öğrenen sadrazamın isteği doğrultusunda II. Ahmed'in padişahlığına karar verildi. 23 Haziran 1691 tarihinde Edirne Sarayı'nda tahta oturdu. Cülus ve kılıç alayı törenleri Edirne'de yapıldı.

II. Ahmed'in 3.5 yıllık saltanat yıllarında Avusturya, Lehistan ve Venedik'le savaşlar devam etti. Hicaz ve Kuzey Afrika'da ayaklanmalar yaşandı. Sadrazamlıkta bırakılan Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın 1691 'de Slankamen Savaşı'nda şehit düşmesinin ardından bu göreve Kadı Ali Paşa getirildi. Ancak yeni sadrazamın sefere çıkmaması ve mal hırsına kapılması azline sebep oldu. Yerine Merzifonlu Hacı Ali Paşa'nın getirildiği günlerde Varat Kalesi Avusturyalılar'ın eline geçti.

Bu sırada padişahın ikiz şehzadeleri İbrahim ve Selim doğduğu için Edirne'de ve İstanbul'da şenlikler düzenlendi. Aynı günlerde tarihlere "Vak'a-i Garibe" adıyla geçen bir olay yaşandı. Mayıs 1692'nin Ramazan ayında Demirkapılı Şeyh Süleyman Efendi'nin Fatih Camii'nde Cuma vaazı vereceğinin duyulması üzerine halk camiyi ve çevresini doldurdu. Bunu haber alan İstanbul Kaymakamı Sarı Hüseyin Paşa zabitlerle birlikte camiye gidince, korkup kaçmaya çalışanlar küçük çocukları ezdi. Bu yüzden çıkan olaylar yatışmayınca Sarı Hüseyin Paşa azledildi. Yerine Bostancı-başı Hüseyin Paşa getirildi.

Bu olaylar henüz yatışmadan Cibali'de yangın çıktı, birkaç bin ev ve dükkan yandı.

Eski Padişah IV. Mehmed 1691'de getirildiği Edirne'de, saraydaki dairesinde 17 Aralık 1692'de öldü. Cenazesi padişahın emri üzerine İstanbul'a gönderilerek defnedildi.

Avusturya seferine çıkan Sadrazam Hacı Ali Paşa düşmanın ortalıkta görünmemesi üzerine Belgrad Kalesi'ni tamir ve tahkim ettirip bir süre sonra geri döndü. Bu sırada başdefterdar Canib Efendi'nin haksız yere azledilmesi sadrazamın istifasına sebep oldu. Yerine Bozoklu Mustafa Paşa getirildi.

Bir süredir Trablusşam, Sayda ve Beyrut taraflarında eşkıyalık yapmakta olan Rafızi Serhanoğulları ile Dürzî Ma'noğlu'nun cezalandırıldığı haberi İstanbul'da sevinç uyandırdı.

1693 yılında Ayazma Kapısı'ında başlayan yangın rüzgârın şiddetiyle yayıldı. Cibali Kapısı'na kadar olan sur dışındaki dükkan ve evler yandı. Surdan iç kesime giren bir kol Küçükpazar'ı yaktıktan sonra üç koldan ilerledi. Zeyrek, Vefa Meydanı çevresi, Saraçhane, Atpazarı, Büyük Arasta, Yeniodalar, Avret Pazarı, Dikilitaş çevresi kül oldu. Halk kurtarabildikleri eşyalarla camileri ve meydanları doldurdu. On iki gün sonra Ayazma Kapısı'nda bir yangın daha başladı. Odun Kapısı'ndaki keresteciler yandı. Bütün bu yangınların kundaklama sonucu çıktığını haber alan 11. Ahmed, İstanbul Kaymakamı Hüseyin Paşa'yı azletti ve yerine Kıbrıs Muhafızı Kalaylıkoz Ahmet Paşa'yı getirdi.

Yeni Sadrazam Bozoklu Mustafa Paşa 1693 yılında Avusturya seferine çıktı. Orta Macaristan Kralı Tököly İmre ile Kırım Hanı Selim Giray da orduya katıldı. Bu sırada Belgrad'ı kuşatan Avusturya ordusu Osmanlı kuvvetlerinin yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak geri çekildi. Aynı günlerde zaman zaman sınırı geçip etrafa dehşet saçan Barnabaş Kazakları ile Lehli soyguncular da Babadağı Seraskeri Mustafa Paşa tarafından mağlup edilerek dağıtıldı. II. Ahmed, Bozoklu Mustafa Paşa'yı Avusturya seferi dönüşünde azlederek yerine Sürmeli Ali Paşa'yı getirdi. Yeni sadrazam hemen Avusturya üzerine gönderildi. Varadin, 19 Eylül 1694 günü kuşatıldı ve şehir topa tutuldu. Ancak, kaleye yardım gelmesi ve şiddetli yağmurların başlaması üzerine Osmanlı ordusu, 23 günlük kuşatmanın ardından Belgrad'a çekilmek zorunda kaldı.

Avusturya seferleri dolayısıyla askere olan ihtiyaç arttığından Girit dışındaki bazı adaların muhafız kuvvetleri azaltılmış, bu arada Sakız'ın korunması da sadece kalyon leventlerine bırakılmıştı. Bunu fırsat bilen Malta ve Papalık gemileri 21 Eylül 1695'te Sakız'a asker çıkartarak adayı işgal ettiler. Bu duruma çok üzülen 11. Ahmed, adanın kurtarılması için derhal hazırlıklara başlanmasını emrettiyse de aniden hastalandı ve 6 Şubat 1695 günü öldü.

Sadrazam Sürmeli Ali Paşa, Divan üyelerini, ulemayı, Ocak ağalarını çağırdı. II. Mustafa'nın tahta geçmesine karar verildi. Edirne Sarayı'nda bulunan II. Mustafa'nın cülus töreninden sonra II. Ahmed'in cenazesi İstanbul'a gönderilerek Kanuni Sultan Süleyman Türbesi'ne defnedildi.

Sultan II. Ahmed, uzun yıllar sarayda devlet işleriyle yakından ilgilenemedi ve çevresindekilerin etkisinde kaldı. Genelde sakin bir karaktere sahipti. Saraydan ara sıra çıkarak halkın arasına karışır ve onların dertleri ile ilgilenirdi. Özellikle gıda maddelerinde halka eksik mal satan, fazla para alan esnaf ile şahsen ilgilenir, gerektiğinde cezalandırılmalarını sağlardı. Değişik zamanlarda fırıncılardan ekmek aldırır ve tarttırırdı. Eksik gramajlı veya has undan ekmek yapmayan fırıncıları şiddetle cezalandırırdı. Bazen çarşı, pazar dolaşır bazı yiyeceklerin fiyatlarını kendisi tespit ederdi. Orta boylu, çevre sakallı ve açık renkli bir yüzü vardı. Gösterişten hoşlanmaz, çapraz kaftan giyer, ataları gibi başına sorguç takardı.

Hassas bir mizaca sahip olan II. Ahmed, şiir ve musikiye meraklı, aynı zamanda hattat bir padişahtı.

Saltanatı sırasında birtakım idari düzenlemeler gerçekleştirmiş, Sultan Süleyman Kanunnamesi'ne uygun olarak divan toplantılarını haftada iki günden dört güne çıkarmış, kendisi de bizzat bu toplantılara katılmıştır. Hazinenin kayıplarını önlemek amacıyla önce Şam, Halep, Diyarbekir, Mardin, Adana, Malatya, Antep ve Tokat'ta, daha sonra Anadolu ve Rumeli eyaletlerinin tamamına "malikâne" usulünü getirmiştir.

II. Ahmed'in kısa saltanatı zamanına rastlayan Cibali, Ayazma Kapısı ve Bedesten yangınları İstanbul'un büyük bir kısmının yanmasına sebep olmuştur. II. Ahmed adına yapılmış mimari bir eser yoktur.

1692'de doğan ikiz şehzadelerinden Selim 1693'te, İbrahim veliaht konumunda iken 1714'te ölmüşlerdir.

 

Padişah 2. Ahmed Dönemi Osmanlı Devleti
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 6729 kez okundu

20.12.2013 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • papatya01
    08.07.2015

    ben padişahları da yaptıklarını da birbirine karıştırıyorum. dizi olarak yayınlansa karıştırmam ama.

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.