06.10.2013
4.00 / 1 oy

Padişah 2. Murad Dönemi Osmanlı Devleti

2. Murad'ın Doğumu: 1404

2. Murad'ın Vefatı: 1451

2. Murad'ın Sultanlığı: 1421 -1444, 1446 -1451

2. Murad'ın Kabrinin bulunduğu Yer: Bursa, Muradiye Türbesi

2. Murad

Haziran 1404'te Amasya'da doğdu. Çelebi Mehmed ile Şehzade Hatun'un oğludur.

Çelebi Mehmed'in tek başına hükümdar olmasından iki yıl önce 1415'te Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Osmancık bölgelerini içine alan Rum vilayeti beyliğiyle Amasya'ya gönderildi. Bir yıl sonra 1416'da İzmir'e giderek Börklüce Mustafa ayaklanmasının bastırılmasında başarı gösterdi. 1418'de Canik seferi ile Samsun'u İsfendiyaroğlu'nun elinden aldı. Altı yıl süren beylik döneminden sonra, babasının ölümü üzerine tahta çıktı.

17 yaşında padişah olan Murad'ı uğraştıran ilk olaylar saltanat verasetinden kaynaklandı. "Düzmece" sıfatı yakıştırılarak hanedandan olmadığı savunulan Yıldırım'ın oğlu Mustafa, Limni'de göz hapsindeydi. Mustafa, Çelebi Mehmed ölür ölmez kendisini padişah olarak tanıyan Bizans imparatoru II. Manuel'in gönderdiği bir filoyla İzmiroğlu Cüneyd Bey'i de yanına alarak Rumeli'ye çıktı. Öte yandan Germiyan Bey'i ise o sırada Hamidili sancakbeyi olan Çelebi Mehmed'in küçük şehzadesi 13 yaşındaki Mustafa Çelebi'yi padişah olarak tanıdı. İsfendiyar, Karaman, Menteşe, Saruhan ve Aydın beyleri de ayaklanarak işgallere başladı.

Bütün bu olumsuz gelişmeler 1403'teki çözülüşü ve çöküşü andıran bir ortama sebep oldu. II. Murad'ın veziriazamı Bayezid Paşa ile Rumeli Beylerbeyi Yahşioğlu Bayezid Paşa, Sazlıdere Savaşı'nda Mustafa-Cüneyd ikilisine yenik düşüp teslim oldular. Mustafa Edirne'ye giderek tahta çıktı.

Mustafa, Anadolu'yu da alıp yeğenini bertaraf etmek için Ocak 1422'de Gelibolu'dan Anadolu'ya geçti ve Bursa üzerine yürüdü.

İki ordu Ulubat Çayı kenarında karşı karşıya geldi. Ancak iki tarafta da savaşma isteği yoktu. Kimse silah çekmiyor, karşılıklı bakışıyorlardı. Sonuçta Sultan Murad'ı tutan birlikler ağır bastı. Kendisine İzmir ve Aydın beyliği sözü verilen Cüneyd Bey de Mustafa'yı yalnız bıraktı. Ordusu dağılan Mustafa Gelibolu Kalesi'ne kaçtı. 11. Murad, kiraladığı Ceneviz gemileriyle Gelibolu'ya geçti. Kalede tutunamayan Mustafa, Edirne'ye sığındı. Edirne'ye yürüyen padişahı halk şehir dışında karşılayarak kendisine bağlılıklarını bildirdiler. Mustafa son bir defa daha kaçtı ama Tunca Vadisi'ndeki Kızılağaç Yenicesi'nde yakalandı. 11. Murad, Bizans İmparatoru II. Manuel'e Mustafa'ya verdiği destekten dolayı sert tepki gösterdi. Manuel'i cezalandırmak amacıyla 1422'nin Haziran sonlarından Eylül başına kadar İstanbul'u karadan kuşattı. Manuel, kuşatmadan kurtulabilmek için bu defa da II. Murad'ın 13 yaşındaki kardeşi Şehzade Mustafa'yı ayaklandırdı. Karaman ve Germiyan beyliklerinin kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatan Mustafa, daha sonra İznik'e yöneldi. Kırk gün süren kuşatmadan sonra İznik'e giren Şehzade Mustafa, İbrahim Paşa Sarayı'na yerleşip padişahlığını ilan etti,Gelişmeleri haber alan II. Murad, İstanbul kuşatmasını kaldırıp Anadolu yakasına geçti. Mihaloğlu Mehmed Bey'i İznik üzerine gönderdi. Mihaloğlu İznik'i basarak Mustafa'yı yakaladı ve cezalandırdı.

II. Murad İznik'i aldıktan hemen sonra Taraklı Borlu'ya kadar ilerlemiş olan İsfendiyar Bey'e karşı 1423'te harekete geçerek onun kuvvetlerini dağıttı.

Karamanoğlu İbrahim Bey'le anlaşarak Göller bölgesini yeniden Osmanlı topraklarına kattı.

1424'te İzmir Bey'i Cüneyd'le, Macar Kralıyla ve Eflak Voyvodasıyla anlaşan Venedikliler, Çanakkale Boğazı'nı kuşattı. II. Murad Cenevizlilerin desteğiyle Bizans'ın bu birliğe katılmasını önlediği gibi İstanbul'a yakın küçük hisarları da sınırlarına kattı.

1424 yılında II. Murad, kendisi İsfendiyar Bey'in torunu Hatice Alime Hatun'la evlenirken, kendi kız kardeşlerinden Sultan Hatun'u İsfendiya-roğlu Kasım Bey'e, Ayşe Hatun'u komutanlarından Karaca Bey'e, Hafsa Hatun'u da Çandarlı İbrahim Paşa'nın oğlu Mahmud Bey'e verdi.

II. Murad, 1425'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey'i, Osmanlı'ya bağlılığı reddeden İzmir Bey'i Cüneyd'in üzerine gönderdi. İpsili Kalesi'ne sığınan Cüneyd teslim olmak zorunda kaldı. Böylece Osmanlılar yalnız İzmir ve Aydın ilini zaptetmekle kalmadılar, Menteşeoğullan'nın ve Hamidoğullarf nın Teke'deki kolunun topraklarını da ele geçirdiler.

1426 yılında Osmanlı uç kuvvetleri Bosna'ya girerek Hırvatistan'a kadar ilerlediler.

1427'de Sırp Despotu Stefan Lazareviç'in ölmesiyle Sırbistan üzerinde Osmanlı-Macar mücadelesi birdenbire şiddetlendi. Macar Kralı Sigismund Belgrad'ı işgal etti. Osmanlı kuvvetleri de Alacahisar ve Tuna üzerindeki Güvercinlik Kalesi'ni aldılar. O kış Macar Kralı Güvercinlik'! kuşattıysa da Vidin Uç Bey'i Sinan'ın yaptığı baskın üzerine geri çekildi. Bundan sonra II. Murad ile Macar Kralı arasında üç yıllık bir ateşkes imzalandı.

Osmanlı Devleti Tuna üzerinde meşgul olduğu sırada Macar Kralı ile anlaşan Karamanoğlu İbrahim Bey, Beyşehir'i işgal etti. Rumeli'den ayrılamayan padişah, Hamidİli'ni Karamanlılara bırakmak zorunda bıraktı. Diğer taraftan Timur'un oğlu Şahruh'un büyük bir ordu ile Anadolu'ya doğru yürüdüğü haberi Timur devrinde olduğu gibi bütün Hıristiyanlık âleminde sevinçle karşılandı. Şahruh'un Selmas Meydan Savaşı'nda Karakoyunlu kuvvetlerini perişan etmesi (17 Eylül 1429), önünde Anadolu ve Suriye yolunun açılması hem Memlükleri hem de Osmanlıları endişelendirdi. Ancak Şahruh'un Azerbaycan'dan Herat'a dönmeye karar vermesi onlara rahat bir nefes aldırdı.

1429 yılında yaşanan büyük veba salgınında Emir Sultan, Veziriazam çandarlı İbrahim Paşa ve Hacı İvaz Paşa öldü.

II. Murad Selanik meselesini çözmek için o kış hazırlıklarını tamamladı. Şubat 1430'da bütün ordusu ile Selanik üzerine yürüdü. Venedik donanması yetişmeden 29 Mart sabaha karşı yapılan genel bir taarruzla kale alındı. 1431'de Rumeli Beylerbeyi Sinan, Yanya Kalesi'ni ele geçirdi.

Selanik'in fethiyle Balkanlar'da Yıldırım Bayezid dönemi sınırlarına da ulaşılmış oldu. Eflak ve Sırbistan Osmanlı tabiliği altına sokulurken, Arnavutluk ve Epir'de Osmanlı hâkimiyeti yerleşti. Bosna Kralı, Arta ve Mora despotları ile Bizans imparatoru haraç ödeyen tabiler durumuna geldiler.

1431 'de Macarlarla yapılan üç yıllık ateşkes sona erdi. Kral Sigismund, Bosna, Sırbistan ve Tuna Bulgaristan'ın üzerindeki hâkimiyetinin resmen tanınmasını istedi. II. Murad bu istekleri sert bir şekilde reddetti. Uç beylerini Eflak ve Erdel üzerine gönderdi. Fakat bu sırada Anadolu'da durum tekrar karıştığından harekâta devam edilemedi.

1435'te Şahruh'un tekrar batıya hareketi Macarlar'da ve Osmanlı topraklarında heyecan uyandırdı. Karakoyunlu İskender'i takip eden Şahruh Osmanlı sınırında durdu. Şahruh tehlikesi kalkınca II. Murad, Rumeli ve Anadolu kuvvetleriyle Akşehir'e girdi (1437). Karaman kuvvetleri mağlup edilerek Konya, Beyşehir ve bütün Hamid-İli ele geçirildi.

II. Murad, Avrupa'da ortaya çıkan karışıklıklardan çok iyi yararlandı. Macar Kralı Sigismund, 9 Aralık 1439'da ölmüş, ülkede iç karışıklıklar çıkmıştı. Sultan Murad hızla hareket edip Sırplara ait olan Semendire Kalesi'ni ele geçirdi. Böylece Sırp-Macar bağlantısı önemli ölçüde sarsıldı. II. Murad, üç yıl içinde Sırp Despotluğu'nu tamamıyla ortadan kaldırmayı ve Eflâk'ta hâkimiyet kurmayı başardı. Üsküp Uçbeyi İshak'ın komutasındaki akıncılar da Bosna Krallığı'nın merkezi Yayça'ya kadar ilerlediler. Bosna Kralı vergiye bağlandı. Sırp mirasının Macarlar elinde kalan kuvvetli noktası Belgrad da kuşatıldı (1440), ama altı ay süren kuşatma bir sonuç vermedi. Ancak o yıl yeni Rumeli Beylerbeyi olan Şehabeddin Şahin Paşa önemli gümüş madeni merkezi olan Novoberda'yı ele geçirdi.

Belgrad başarısızlığı II. Murad için bir dönüm noktası oldu. Macaristan'da yeni kral tahta çıktıktan sonra Erdel bölgesine Hünyadi Yanoş voyvoda yapıldı. Hünyadi, Osmanlılardan Semendre'yi aldı. Osmanlılara karşı üst üste zaferler kazanmaya başladı. İsa Bey Bosna'dan çıkarıldı. 1441 'de Erdel'e baskın yapan Sırbistan uç beyi Mezid Bey pusuya düşürüldü. Ertesi yıl Şehabeddin Paşa'nın ordusu yukarı Yalomitza da baskına uğrayıp dağıtıldı. Bu olumsuz gelişmeler Avrupa'da yeni bir Haçlı ordusu oluşturulması kararına dönüştü.

Diğer taraftan Erdel'deki Bozgun haberini alan Karamanoğlu İbrahim Bey, Akşehir ve Beyşehir üzerine yürüdü. 11. Murad hemen harekete geçerek Konya'yı ele geçirdi; ancak Rumeli'deki durumu göz ününe alarak barış imzaladı ve Edirne'ye döndü.

Macar Kralı Yanko komutasındaki Sırp, Macar, Eflak ve Bulgar birlikleri Ekim 1443'te Tuna'yı aştı. Rumeli kuvvetlerini bozarak Niş ve Sofya'yı aldı, Meriç vadisine yol veren son Balkan geçitlerine dayandı. II. Murad bunları İzledi Geçidi'nde güçlükle durdurabildi.

Bu sırada II. Murad'ın çok sevdiği ve güvendiği oğlu Alâeddin Ali Çelebi'nin Amasya'da öldüğü haberi geldi. Bu haber Murad'ı çok sarstı. Anadolu'da ise Karamanlılar yine harekete geçmiş, Sivrihisar, Beypazarı,Ankara ve Karahisar'a kadar ilerlemiş, Akşehir ve Beyşehir bölgesini işgal etmişti.

II. Murad Veziriazam Çandarlı Halil Paşa'nın teşvikiyle Haziran 1444'te Yanko ile Edirne'de Segedin Barış Anlaşmasını imzaladı. Anlaşma ile Sırbistan ve Eflak Osmanlı denetiminden çıktı. Osmanlı Devleti 1427 sınırlarına çekilmiş oldu. Tuna'yı doğal sınır olarak kabul eden bu antlaşmayı II. Murad, Macar Kralı ve Sırp Despotu yemin ederek onayladılar. Manisa'dan çağırdığı oğlu Mehmed'i Edirne'de saltanat kaymakamı olarak bırakarak Anadolu'ya geçen Sultan Murad, Ankara'ya kadar ilerleyen Karamanoğlu İbrahim Bey'e de Göller yöresini verip anlaşma imzaladı.

Bu anlaşmalar Rumeli'de ve Anadolu'da bir barış dönemi başlatmış görünse de bunun bedeli, II. Murad'ın ilk 23 yıllık saltanatı boyunca Osmanlı topraklarına katılan yerlerin büyük ölçüde kaybedilmesi olmuştu. Bu durum, duygusal, yorgun ve yaşlı padişahı çok üzmüştü. 1444 Ağustosu'nda Mihalıç'ta kapıkulu ve beyleri topladı. Tahtını Edirne'den çağırdığı oğlu Mehmed'e bıraktığını, kendisinin bir köşeye çekilip dünya işlerinden uzaklaşacağını duyurdu.

II. Murad'ın tahtını 12 yaşında bir çocuğa bırakarak çekilmesi üzerine Macar Kralı 4 Ağustos 1444'te yeminli antlaşmanın geçersizliğini duyurdu.

Segedin Antlaşması'nı bozan Macar Kralı savaş hazırlıklarına koyulurken, bir Venedik filosu Çanakkale Boğazı'nı kapattı. Macarların kahramanı Hunyadi Yanoş'un komutasındaki Haçlı ordusu Varna'ya kadar ilerledi.

Bu karışık ortamda korkunç bir yangın yaşandı. Edirne çarşıları ve binlerce ev kül oldu. Edirne'de savunma hazırlıkları yapılırken, vezirlerin kararıyla 11. Murad'a tahta dönmesi çağrısında bulunuldu. Kırgın hükümdar gelmek istemediyse de ısrar üzerine harekete geçti, süratle Edirne'ye yetişti. Ordunun başına geçip Varna'ya gitti. 10 Kasım 1444'teki "Varna Meydan Savaşı" yenilgiyle bitmekteyken Karaca Bey'in bir taktiği ile sonuç değişti. Osmanlıların karşı saldırısı zaferle sonuçlandı. Haçlı ordusu komutanı Yanoş güçlükle kaçabildi.

II. Murad Edirne'ye, oradan Manisa'ya döndü.

1445 yazında Macarlar Tuna üzerinde harekete geçtiler. Onlarla işbirliği yapan Eflak beyi Yergöğü'yü ele geçirdi. Ertesi yıl, Osmanlı tarihindeki kapıkulu ayaklanmalarından ilki Edirne'de yaşandı (Buçuktepe İsyanı). Yeniçeriler 1446 ilkbaharında eksik vezinli akçelerle ulufe verilmesine tepki gösterip ayaklandılar. Ulufe zammı verilip asker yatıştırılr. Bu gelişmeler üzerine Çandarlı Halil Paşa, Manisa'ya gizlice habergöndeırrip Murad'ı tahta çağırdı. Manisa'dan yola çıkan II. Murad, önceBursaV'ya, Ağustos sonlarında Edirne'ye ulaştı. II. Mehmed tahttan babası loihine vazgeçti. II. Murad iki yıllık bir aradan sonra tekrar tahta geçmiş oldu. Mehmed, veliahd sayılarak Zağanos ve Şehabeddin paşalarla Manisa'ya gönderildi.

II. Murad beş yıl süren bu ikinci hükümdarlığında da önemli başarılar kazandı. 1446 sonbaharında Mora seferine çıktı ve Hexamilion kalesini aldı. Patras'a kadar ilerledi. 1448'de Arnavutluk seferine çıkan II. Murad, Hunyadi'nin harekete geçtiğini haber alınca Sofya'ya döndü. Ekim 1448'de yapılan II. Kosova Savaşı'nda Macarları bozguna uğrattı. II. Murad bu zaferden sonra akıncı kollarını Eflak topraklarına gönderdi. 1449'da Rumeli Beylerbeyi Dayı Karaca Bey, Yergöğü'yü geri aldı.

1448'deki İkinci Kosova Savaşı, Osmanlıların Balkanlar'daki konumunu daha da güçlendirirken, İstanbul'un fethini de yakınlaştırdı.

II. Murad, 1450 yazında oğlu Mehmed'i yanına alıp Arnavutluk'a ikinci seferini yaptı. Sefer dönüşü Mehmed'i Dulkadiroğlu Süleyman Bey'in kızı Sitti Hatun'la evlendirip Manisa'ya gönderdi.

Birkaç ay sonra hastalanan II. Murad, 3 Şubat 1451'de Edirne Sarayı'nda öldü. II, Mehmed Edirne'ye gelip tahta oturuncaya kadar, II. Murad'ın ölümü 19 gün gizli tutuldu. Cenazesi Bursa'ya götürülerek adını taşıyan semtte oğlu Alâeddin Ali'nin yanına defnedildi. Daha sonra vasiyeti gereği üzerine üstü açık bir türbe yapıldı. Kahramanlığı yanında adaleti, iyi huyu ve cömertliği ile de tanınan Sultan II. Murad, sözüne sadık, yiğit ve tedbirli bir hükümdardı. Düşmanlarına karşı da sözünü tutardı. Din farkı gözetmeksizin tebaasına karşı adil ve iyi niyetliydi. Aslında savaştan nefret eder, sulh içinde ilim sanat ve imar ile uğraşmaktan hoşlanırdı. Mecbur kalınca savaşır, düşmanlarını yener, fakat onları yok etmek için sonuna kadar uğraşmaz, barış yollarını arardı. Devlet işlerini hiç ihmal etmezdi. Son derece kararlı ve olgun davranırdı. İyi silah kullanırdı. Âlim ve şairlerin koruyucusu idi.

Devlet geleneğine ve an'anelerine son derece bağlıydı. İnce ruhlu, duygusal ve iyilikseverdi. Fakirleri korur, yardım etmekten zevk duyardı. Orta boylu, hafif esmer tenli, geniş yüzlüydü. Gözleri hafif çekik ve yeşildi. Siyah ve biraz çatık kaşları vardı. Burnu biçimliydi.

Balkanlardaki Türk egemenliğini kesinleştiren II. Murad döneminde devlet adamı yetiştirmek için Edirne Sarayı'nda bir Enderun Mektebi açılmıştır. Kapıkulu ocaklarına asker yetiştirmek için devşirme sistemi kanun haline getirilerek uygulanmaya başlanmıştır. Komşu ülkelerden birçok bilim adamı Anadolu'ya getirilmiş, Arapça, Farsça bazı eserler Türkçeye tercüme edilmiştir.

48 yaşında ölen II. Murad, şiir yazan padişahların ilkidir. Tasavvufa, bilime ve sanata düşkündü. Döneminde Selçukname, Muhammediye, Envârü'l-Aşikın gibi Osmanlı kültürürün ilk eserleri yazılmıştır.

Kendi paralarına kayı boyu damgasını vurdurtmuş, Osmanoğullarını Kayı Han ve Oğuz soyuna bağlayan bir soy ağacı düzenletmiştir.

Devrinde Ankara'da yaşayan Hacı Bayram Veli ile uzun sohbetleri olmuştu. Edirne ve Bursa'da büyük cami ve medreseler yaptırdı. Bunlardan Edirne'deki Üç Şerefeli Cami ve Bursa'daki Muradiye Camii ünlüdür. Ergene Köprüsü de (Uzunköprü) II. Murad tarafından yaptırılmıştır. Manisa Sarayı'nı inşa ettiren II. Murad'ın Üsküp, Alacahisar, Selanik ve Merzifon'da adını taşıyan camiler ve hayratlar bulunmaktadır. II. Murad bu eserleri dolayısıyla "ebu'l hayrat" unvanını kazanmıştır.

Oğullarından Ahmed, Alâeddin Ali, Hasan, Orhan ve İsfendiyar çocuk yaşta ölmüşlerdir. II. Mehmed padişah olmuştur.

 

 

Padişah 2. Murad Dönemi Osmanlı Devleti
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 6076 kez okundu

06.10.2013 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • ömer123
    19.02.2016

    2 defa tahta çıkmış padişahtır

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.