06.06.2016
5.00 / 1 oy

Türkiye'de Hangi işi Yapmalı?

Türkiye istihdam Bilgileri

Türkiye nüfusuna göre toplam %50'lik istihdam oranı içerisindeki mevcut sektör tabanlı dağılım incelendiğinde, sorunun kaynağının işsizlik kadar verimsizlik olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde işgücüne katılma oranının düşüklüğü, insan gücü kaynaklarının tam ve verimli kullanılamadığı, nüfusun yarıdan fazlasının üretken olmayıp, çalışan nüfusa bağımlı olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. İstihdam edilen sektörler arasında verimsizliğin en çarpıcı olduğu örnek ise tarım sektörüdür. Toplam milli gelir içerisinde %13'lük bir üretim payına sahip tarım sektörü, mevcut iş gücünün %45,1'ini kullanması ile en büyük istihdam gerçekleştirme girişiminin açık bir verimsizlik göstergesidir. OECD verilerine göre AB ülkelerinde toplam istihdamın ortalama %4,6sı tarım kesiminde değerlendirilirken, bu oran ülkemizde yaklaşık 10 kat daha yüksektir. Tarım sektöründeki "verimsizlik" incelendiğinde ise mevcut gizli istihdam değerlerinin (ücretsiz aile işçi statüsü) daha da büyük olduğu ortaya çıkmaktadır. İstihdam edilen iş gücünün milli gelir üretmeye katkısı, verimlilik anlamında bakıldığında parlak gözükmemektedir.

Kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT'ler) içerisinde değerlendirilen "yığınların" verimliliği irdelendiğinde ise daha verimsiz ve vahim bir tablo ortaya çıkmaktadır. Üretmeyen, üretemeyen ve "gizli işsiz" yığınlarından oluşan 140.000 fazla istihdamı barındıran KİT'ler, hantal yapıları ve geri kalmış teknolojik üretim olanakları ile milli gelir üzerinde ciddi bir yük olmaya devam etmektedir. Yıllardır kayıtsız kalınan veya aşılamayan sorunlardan birisi de kayıt dışı istihdam meselesi olarak göze çarpmaktadır. DPT verilerine göre

kriz yıllı olan 2001'de kayıt dışı GSMH'nin kayıtlı GSMH'ya oranı, bir önceki yılla göre %12'lik bir artışla %66,2'ye çıkmıştır. Diğer taraftan DİE'nin hane halkı, iş gücü anketine göre; Türkiye'deki toplam istihdamın %26,6 sı SSK'ya, %9,8'i Emekli Sandığına ve %11.4 u de Bağ-Kur'a kayıtlı olarak çalışmaktadır. Toplam istihdam içerisinde, ücretli ve yevmiyeli kesimin payı %49,2'dır. Kalan grup içerisinde %30,1'lik dilim "kendi hesabına çalışanlar" ile %20,7'lik "ücretsiz aile işçilerinden" oluşmaktadır. AB ülkeleri ortalamasında ise ücretli çalışanların oranı %90'lara ulaşmaktadır.

Türkiye istihdam Analizi

Bu çalışmalarla Türkiye genelinde istihdam edilenlerin %52.3'lük bölümünün herhangi bir sosyal güvenlik sistemine/şemsiyesine kayıtlı olmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Kayıt dışı istihdamın bu kadar yüksek değerlere sahip olması, kayıtlı işletmelerden alınan aşırı vergi, prim ve bürokratik gerekçelerle alınan harç miktarlarının aslında ne kadar olumsuz bir etki yarattığı gerçeği ile yüzleşmemizi kaçınılmaz kılmaktadır. Sonuç olarak yakın geçmişimizden günümüze yürütülen tüm kısır politikalar ile ülkemizde çalışan nüfusun %50'sinin bir türlü kayıt altına alınamamış ve mevcut ekonominin %66'sının ise hâlâ kayıt dışı olarak varlığını sürmeye devam etmekte olduğu izlenmektedir.

Ülkemizde istihdam edilenlerin "nitelik" düzeyleri oldukça düşük gözükmektedir. İstihdam edilenlerin %73.9'u ilköğretim düzeyi ve altı seviyesinde eğitimi tamamlayabilmiş iken, %11.3 u lise ve meslek okulu mezunlarından ve sadece %8.8'i yüksek okul ve fakülte mezunlarından oluşmaktadır. Gene bu yılları esas alan dağılım içerisinde meslek okullarının payının %6,1'lik bir değerde kalması diğer bir dikkat çekici noktadır. 2009 yılını izleyen son 2 yıl içerisinde, tarım sektörü dışında yaklaşık 1 milyon 900 bin net istihdam artışı gerçekleşmiş gözüküyor. Bu artışın yaklaşık %45'i hizmetlerde, %31'i sanayide, %25'i de inşaattaki istihdam artışlarından kaynaklanmıştır.

ekonomi

Yaşanan ardışık krizlerin ardından özellikle 2009 krizi sonrası, Türkiye ekonomisinde iç talebe dayalı yüksek büyümenin yaşandığı tartışılmaz bir olgudur. Kriz ertesinde işsizlikte gerçekleşen hızlı düşüşün esas nedeni de istihdamdaki yüksek artıştır. Yüksek büyümeye bağlı olarak yüksek istihdam artışlarının gerçekleşmesi, bu artışların da işsizliği önemli ölçüde düşürmesine sebep olmuştur. Normal olmayan önce sanayide, ardından inşaat sektöründeki büyüme ile önemli istihdam artışlarının yaşanmış olmasıdır. Yüksek büyüme eğiliminin tarım dışındaki tüm sektörlerde istihdamı artırdığını gözlemliyoruz. Diğer taraftan, hızlı nüfus artışı ve büyüme hızındaki yavaşlama hâlâ kırılgan gözüken, hizmet ve inşaat sektörlerindeki anormal istihdamı azaltabilecek hassasiyetler olarak önümüzde duruyor.

Bu yazının konusu olan, Türkiye'nin 2002 - 2012 yılları arasındaki ki işsizlik ve büyüme artış/azalış oranlarını incelediğimizde, on bir yıllık işsizlik ortalamasının büyüme oranının yaklaşık olarak iki katına ulaştığı, yıllar itibari ile işsizlik oranınındaki artışın büyümeden daha fazla olduğu, işsizlik-büyüme oranı arasındaki ölçülebilir farkın 2004 yılında minimum, 2009 yılında ise maksimum seviyeye ulaştığı ve büyüme oranının %5 ve altında gerçekleştiği yıllarda işsizlik oranında büyük artış olduğu ve son on yıldır işsizlik oranının %9,5'un altına inemediği tespit edilmiştir. Dolayısı ile ülkemiz %5'lik bir büyüme hızını sürdürmek durumundadır.

2012'de başlayan büyüme oranındaki yavaşlama, istihdam hızının önemli ölçüde düşeceği öngörüsü ile birleştiğinde, işsizliğin gelecek yıl beklenenden daha hızlı artması sürpriz olmayacak gibi duruyor. 2013'ün sonuna geldiğimizde ise nitelikli ürün geliştirecek sanayi istihdamı yaratmamamızın sonuçlarının ne kadar yaşamsal olduğunu bir kez daha görüyoruz.

Türkiye'de Hangi işi Yapmalı?
Bu makalenin telif hakkı ve tüm sorumlulukları yazara ait olup, şikayetler için lütfen bizimle iletişime geçiniz.
URL:
Etiketler:

Bu makale 1798 kez okundu

06.06.2016 tarihinde yazıldı
Reitix

Yorumlar

  • metalciZehra
    01.07.2019

    para kazanmak mı hedefiniz kadın ya da çocukla ilgili bir şeyler satın. küçük büyük pahalı ya da ucuz fark etmez. fakat yapabilirseniz tasarım kelimesini de bir yerlere iliştirin o zaman fiyat skalası daha geniş oluyor ve neden bu kadar pahalı diye sorulmadan sorgulanmadan satın alınıyor.

  • saray38
    14.05.2019

    instagram da olsa n11 ya da gittigidiyor da olsa yapacağınız iş ticarettir ve şahıs şirketi ya da tüzel bir kişilik olarak fatura kesmekle yükümlüsünüz, yani kira dışında pek değişen bir şey yok haberiniz olsun

  • elif oslo
    14.05.2019

    sadece instagram'dan satış yaparak çok genç yaşta çok ciddi ticari başarılar elde etmiş binlerce insan var artık, bu insanlara özenerek önce ev kadınları ben de yapabilirim diye ikna olmuşlardı, şimdi de vergilerin altında ezilen şirketler bile ulan biz salak mıyız dükkana bir dünya kira stopaj ödüyoruz biz de instagram'dan satalıma döndüler

  • M.Şenyürek
    14.05.2019

    elektronik ticaret yapma çılgınlığı da bence artık tuzak denebilecek noktaya geldi. sosyal medya danışmanlığından e-ticaret sitesi seo'suna kadar o kadar çok olmazsam olmaz diyen yan hizmet sağlayıcı var ki bir bakıyorsun aslında seni elektronik ticaret yapmaya ikna etmeye çalışan da bunlar, herkes resmen kendini düşünüyor

  • sedef
    14.05.2019

    herkesin furya peşinde koşmasından kaynaklı olarak ne işi yapmak çok para kazandırıyor diye anlatıyorlarsa işte o işe sakın inanmayın, her işi pazarlayanlar o dönemin asıl işletmecileridir

  • gülşenözcan
    14.05.2019

    bu bizim esnaf kültürümüzden kaynaklı bir durum. yurt dışında kurumsal işinde oldukça başarılı olmuş bir arkadaşımın buradaki düzene ayak uyduramaması da tam olarak bundan kaynaklanıyor, birisi bir fiyat istiyor veriyorum sonra pazarlık için araya insanlar sokuyor, adettendir deyip kabul ediyorum bu sefer ödeme yapmıyor bu nasıl bir ticaret anlayışı diyordu ben de zamanla anlarsın demiştim ona :)

  • efsa
    14.05.2019

    işletmeci olmak demek zaten o sinir bozucu telefonları maaşlı çalışan tutup onlara açtırmak demek :) ama risk almakla bitmiyor dediğiniz gibi, ürününü de hizmetini de kendini de bol bol anlatanlar, arada da hal hatır sormayı bilenler daha başarılı ticaret insanları oluyorlar bu tesadüf değil tabi ki

  • kara-ejder
    14.05.2019

    dizi ya da film kahramanlarını bi silin kafanızdan, gerçek hayatta elinden telefon düşmeden, her gördüğü ile ayaküstü de olsa bir sohbet etmeden, hatta asık suratla ya da çalan her telefonda hay ben sizin telefonunuzu diyerek başarılı olmuş bir tek kişi olsun tanıyor musunuz?

  • temizbilek
    14.05.2019

    doğrudur ama sizin kastettiniz daha çok pozitif ve güler yüzlü olmak anlamında doğru. iletişim denince artık herkesin aklına network'ü geliyor, linkedin'deki arkadaş sayısı artık bu anlamı bence gösterge olarak bastırmış durumda

  • timur
    14.05.2019

    iletişim olmadan hiçbir işte başarılı olmak mümkün değil, büfeci de olsan sohbet edeceksin, otobüs şoförü de olsan günaydın diyeceksin, genel müdür de olsan altında çalışan elemanlara sıcak bir merhabayı fazla görmeyeceksin

  • ogün
    10.05.2019

    amaç sürdürülebilir başarı ise kendinizi teknik bir alanda çok iyi olarak geliştirerek başlayabilirsiniz. buna ek olarak iletişim becerilerinizi EQ konularına da özen göstererek geliştirmeye çalışmalı ve işletmeci olmak konusunda kendinizi kişi olmaktan kurum olmaya doğru değiştirmelisiniz. sonra da en doğru çalışma arkadaşları ile kaliteli üretim yaparak ister Türkiye'de ister dünyanın herhangi başka bir yerinde başarılı olabilirsiniz

  • koksals
    10.05.2019

    tartışma aslında biraz daha üretimdeki insan gücünün robot ya da akıllı cihazlara aktarılması üzerine olmuş. bu yüzden talep her ne olursa olsun bu talep edilen ürünlerin üretilme aşamalarının her birisinde (montaj, ham madde üretimi, taşıma, tasarım vb) insan faktörü azaltılarak maliyet azaltılabilir. daha az maliyet demek daha ucuza ürün anlamına gelir. tüketim toplumunda da ben bunu bili bunu söylerim ki bir ürün eğer talep ediliyorsa ve rakiplerine göre daha ucuzsa, o ürün satar arkadaş!

  • idilim97
    10.05.2019

    ekonomik düzeni üreticiler mi belirler yoksa tüketiciler mi? misal belirli bir otomasyon süreci kullanılarak üretilen bir ürün istediği kadar maliyetsiz ve kusursuz hale getirilsin, talep olmadıktan sonra üretici bile artık bu ürünü daha fazla üretmek istemez ki

  • Kemal.Kaplan
    09.05.2019

    teknoloji insan için üretilir, bir refah seviyesinin göstergesidir ve yegane amacı insana hizmet etmektir. peki teknoloji insanı işsiz bırakmak için kullanılabilir mi? bu teknolojiyi kimin ürettiğine göre değişir.
    teknolojiyi satılabilir boyutta her zaman özel sektör üretmiştir çünkü özel sektörün iki şeye ihtiyacı vardır:
    1- para kazanmak
    2- giderlerini kısmak
    dolayısıyla bir işletme insanların işsiz kalması pahasına akıllı robotlar üretebilir mi? bence evet, muhtemelen hepimiz bir gün işsiz kalacağız ama hangi işe ne zaman sıra geleceğini zaman gösterecek

  • gdemir
    09.05.2019

    bu kadar akıllı robotun yazılım yazmayı öğrenmeyeceğini varsaymak biraz saflık gibi geliyor bana. eğer endüstri 4.0 dediğimiz şey birbirleri ile konuşabilen makinelerin (m2m: machine to machine) endüstriyel olarak üretilebilir ve kullanılabilir hale getirilmesini kapsıyorsa muhtemelen endüstri 5.0 ya da bilemedin endüstri 6.0 gibi kod yazan ya da veri işleyen akıllı robotlar hepimizin işlerini zaten rahatlıkla yapabiliyor olacak. en kral mesleği yapan endüstri 7.0 ya da bilemedin endüstri 8.0 da işsiz kalır :)

  • eralp
    09.05.2019

    veri ve teknoloji ile ilgili tüm işlere hiç korkmadan girebilirsiniz, üstelik ister Türkiye'de, ister Amerika'da isterseniz de Uganda'da olun fark etmez, geleceğin teknolojileri veri işleme yazılımlarında, alternatif olarak da sanal gerçeklik teknolojileri olabilir

  • batu4545
    13.04.2019

    bizde yazılımcı görünce doktorlara ağrıyan kalçasını gösteren teyzeler gibi hemen internet sitesini gösteren ve bir düzeltiver evladım diye bir de bedavaya iş yaptırmaya çalışan kafa olduktan sonra adam neden bedavaya o kadar kıymetli bilgiler ile ülkesinde kalsın ki? hollanda ve almanya'da giriş düzeyi yazılımcı maaşları 2500 euro'dan başlıyor. yerleşip düzen kurmaya kalksa daha elit ve itibarlı bir yaşam kurma şansı var, genç birisinin gözünden durumu gözlemlemeniz gerek

  • kaanbey
    13.04.2019

    kendi ülkemizdeki yazılımcılara sahip çıkamıyoruz ki yeni yazılımcılar devşirelim, ne kadar kalifiye yazılımcı varsa hepsi ya amerika'ya göç ettiler ya da avrupa'da yaşamaya ve çalışmaya karar verdiler. bence önce eldekileri neden kaçırdığımızı incelemek ve gerekli çözüm adımlarını atmak gerek

  • inşagül
    13.04.2019

    hindistan'da bunca kaliteli yazılım mühendisinin yetişmesini sağlayan dinamikler her ne ise bence titizlikle incelenmeli ve genetik olarak bize uygun olan kısımları eğitim sistemimize monte edilmeli. iş gücünün bütün dünyada bu kadar yüksek bir çarpan ile fiyatlandığı sermayesiz başka bir iş modeli daha görmedi bu dünya

  • denci
    08.04.2019

    hem bir vatansever olarak hem de bir ticari girişimci olarak bugün Türkiye sınırları içerisinde iş yapmanın en iyi yolunun yurt dışına hizmet yaparak ülkeye döviz sokmak olduğunu düşünüyorum, ister turizm sektörü olsun isterse de atıyorum uzaktan avukatlık danışmanlık hizmetleri hiç fark etmez, karşınızda internete bağlı bir bilgisayar olduğu sürece kimse sizin hizmet alanınızı metre kareler ile sınırlayamaz sonuç olarak

  • Advertiser Guy
    08.04.2019

    yılından bağımsız olarak kişiliğinize uygun olan işi yapmalısınız. örneğin elinize 100.000 TL yatırımlık para geçti ve siz de hemen cadde üzeri bir dönerci açmaya mı karar verdiniz? bir kere etten anlamalısınız, damak tadınız olmalı. ikincisi döner ustalarıyla, servis elemanlarıyla ve kuryelerle sürekli iç içe olacaksınız, onlar riske girmeyecek ama siz paranızı riske atmış olacaksınız. bu yüzden karşınıza iyi niyetli çalışan da kötü niyetli çalışan da çıkabileceğini hesaba katarak insanları yönetebilme becerisine sahip olduğunuza emin olmalısınız. üçüncüsü ise her işletmeci kendi şirketinin muhasebesini muhasebecisinden bile daha iyi bilmelidir. perakende mi toptan mı nakit mi kart mı çek mi, alacaklar ne, zamanında tahsil edebilir borçlar mı, sizin borçlarınız ne alemde, tümüne kartal gibi hakim olmalısınız. para yatırmak demek dert sahibi olmak demektir anlayacağınız, belki de sabit maaşlı işinize devam etmelisiniz tekrar düşünün

  • karadaglı
    18.02.2019

    blockchain teknolojileri bugün manipülasyon malzemesi gibi görünse de içeriğindeki teknolojiler geleceğin ödeme sistemleri olmaya çok aday, alın satın demiyorum ama yazılım konusunda ilgili iseniz az sayıda bilgi sahibi kişiden birisi olmanız sizi doğru zamanda ileri taşıyabilir

  • auzuntac
    18.02.2019

    sermayesi olmayanlar için kendilerini geliştirmeleri en mantıklı yatırımdır, yazılım konusunda da herkes görüş belirtiyor ama hangi yazılımların geleceğinin daha parlak olduğu konusunda yorum yapan yok

  • awrixe
    18.02.2019

    farklı sermaye ve iş gücü gereksinimleri ile dönemsel olarak furya haline gelmiş işlerden bazıları:
    90 öncesi: atari salonu işletmek, video kaset kiralama, işportacılık, ansiklopedi satımı,
    90'lı yıllar: halı saha işletmeciliği, internet kafe işletmek, gsm bayiliği,
    2000'li yıllar: araç yıkama, oto ekspertiz, playstation cafe işletmek, nargile cafe açmak,çiğ köfteci açmak, bardakta mısır satmak, özel güvenlik görevlileri ile ilgili şirketler, home office e-ticaret yapmak, şans oyunları bayiliği, dans kursları
    2010 sonrası: kripto paralar, sosyal medya pazarlama

  • TechMania
    18.02.2019

    youtube hizmet sektörünün kurallarını da değiştirdi, artık nasıl yapıldığını bilmediğiniz ya da ekipmanınız olmadığı için yapamadığınız onlarca şeyi kendi imkanlarınızla evinizde çözebilmeniz mümkün, bu yüzden zor olmayan hizmet sektörü branşlarının yavaş yavaş yok olacağını düşünüyorum ben

  • zaza
    18.02.2019

    dünyanın neresine giderse gitsin bir terzi de bir berber de aç kalmaz çünkü altın bilezik gibi işleri vardır, hizmet sektöründe problem çözen adam olmak da bu yüzden çok avantajlı. bu mantıkla ister yazılımcı olun isterseniz de tamirci, elinizde bir meslek olduğu için kafanız hep rahat eder

  • prens
    18.02.2019

    paranın değeri farklı bir tartışma konusu ama bizde yıllardır hep başarılı olan dönemsel popüler işlere güruh halinde bir saldırma kültürü olduğu için işlerin de itibarları bir anda sıfırlanıyor, simitçi zincirleri ya da çiğ köfte franchise veren markalar bu saatten sonra ne kadar değişebilir ki?

  • talha
    18.02.2019

    twitter'da da görüp güldüğüm şekliyle acı gerçek şu, kadınlar mimarlara aşık olurlar ama müteahhitlerle evlenirler. çalışmalarını paraya dönüştüremeyen insanlar da ölüme tedavi bulan birer hekim bile olsalar bu başarılarını ticarileştiremedikleri sürece toplum tarafından başarısız bir çalışan olarak değerlendirilirler

  • eml60
    11.12.2018

    aslında yerli ve milli uber firması kursanız hem vergi ödersiniz hem de taksicilerle yolcuları arasında dijital bir güven ilişkisi kurmuş olursunuz, üstüne de taksiyi başkası sürer siz evinizden bir yandan da bitcoin mine edersiniz bu kafayla

  • sefa_cefa
    11.12.2018

    uber büyük şehirlerde çalışabiliyor olsaydı kesin uber aracı işletirdim ben, çok da güzel hizmet verirdim herkes de bana 10 numara 5 yıldız verirdi, aynı nezaketle taksi işletsem sopayla kovalarlar yemin ediyorum

  • bugatti.veyron
    11.12.2018

    arada bir dönerci mi açsam diye düşünüyorum ama önce kendimi kalıplara hapis olmakla suçlayıp sonra da kesin batacağıma kanaat getiriyorum ve vazgeçiyorum

  • metalciZehra
    29.10.2018

    insanlar oturmayacakları evleri 5 yıl sonra değeri ikiye katlanacak yalanları ile büyük umutlarla satın aldılar, şimdi o birikimlerinden fazlasını bankaya borçlular, evlerini de satamıyorlar faiz de kazanamıyorlar, balon dediğimiz şey de böyle bir psikoloji zaten

  • sincom
    29.10.2018

    hangi sektörden olursa olsun eline para geçen bütün gruplar, holdingler ya da aileler bir ayaklarını hem inşaat hem de enerji sektörüne atarak karlılıklarını artırmak istediler ama yüksek sermaye gereksinimi ve kaygan zemin neticesinde bugün kendi sektörlerindeki gücü de kaybetmiş oldular, herkes sadece uzman olduğu işi yapmazsa olacağı da buydu zaten

  • teks1080
    29.10.2018

    yazılımcıların yurt dışına kaçmaları başlıkları halen sözlüklerin tepesinde, o insanlar da haklı değiller mi burada 3 paraya ağız kokusu çekeceklerine avrupa'da insan muamelesi görerek para da kazanmış oluyorlar

  • hector1745
    29.10.2018

    kendi yazılım markanı yaratmadan ve dünyaya yazılım ürününü (yazılımcıyı değil) ihraç etmeden ülkene döviz sokamazsın, yabancı yatırımcıyı da kalıcı araştırma geliştirme fikirlerine ya da sürdürülebilir karlılığa ikna edemezsin

  • simurg
    29.10.2018

    herkes bilgisayar mühendisi olsun istiyoruz ama hindistan örneğini de görmezden geliyoruz, havaya taş atsan yazılımcıya gelecek kadar kalabalık yazılım iş gücüne sahip olunca da karın tokluğuna işletim sistemi yazacak hale geliniyor

  • omerr
    29.10.2018

    inşaat kötüdür ya da itibarsızdır diyen yok zaten, ama gereğinden fazla yatırımın bu alana kaymasına ve elinde sadece sermaye olan ama iş bilmeyen insanlara da denetim bile yapılmadan bunca inşaat yapılmış olmasından dertli zaten herkes

  • alp_39
    29.10.2018

    inşaat sektörünün öldüğü falan yok, sadece fazla suistimal edildi ve itibarsızlaştırmak için insanlar ellerinden geleni yaptılar, eksperinden tutun da emlakçısına kadar da herkes insanları yatırım hayalleri ile kandırınca da olan inşaat sektörüne oldu

  • ilayda
    05.08.2018

    90'lı yıllarda inşaat mühendisliği de ölmez diyorlardı ama parayı kazanan yibe müteahhit oldu, yazılım sektöründe de yazılımcı değil yine girişim ve yatırım yapan işletmeci kazanacak

  • kachess
    05.08.2018

    dönemsel olarak furya olmayı başarmış dönerci ya da taksi durağı gibi işlerin çoktan karlılıkları bitti, artık yazılım ve otomasyon gibi alanlara yatırım yapmak gerek

  • angelir38
    20.10.2017

    sermayeniz olduktan sonra yapabileceğiniz gerçekten çok iş var, özellikle makine gücünden faydalanarak üretime girişebilir ve Türkiye'de henüz pek olmayan düşük iş gücü ile üretim alanına girebilirsiniz. hammaddeler için yüksek raf ömürlü ürünler ile yüksek stoklu çalışır ve pazarlarınızı işi henüz kurarken belirleyebilirseniz evladiyelik bir yatırım yapabilirsiniz

  • aliyener
    16.10.2017

    Türkiye'de benim hayatım boyunca gördüğüm en iyi iki iş emlakçılık ve al/sat'çılık. ister araba olsun, ister sanayi ürünü, üretim ile uğraşmak çok büyük dert. hammadde fiyatları hep döviz üzerinden, buun dışında personel gideri, kira, stopaj derdin bitmez. halbuki al satçının hiç bir derdi yok, talebi bul, ürünü temin et ve aradan çekil. garanti sürecinde bile keyif kahyası

  • Nazan Hepcan
    17.09.2016

    düzenli yüksek giderler tüm işletmelerin eninde sonunda kapanmasının temel nedeni zaten. bir de çek ve senetten uzak durmaya çalışın

  • elanvital
    17.09.2016

    hizmet sektöründe ucuz maliyetli teknolojiden destek alarak düşük giderli bir işletme kurar ve sosyal medya üzerinden iyi reklam yapabilirseniz en iyi iş sizin demektir

  • gamaro
    12.06.2016

    kesinlikle doktorluk. okuması zor fakat para kazanmaya başlayınca iyi ki doktor olmuşum diyorsunuz.

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

İnternet sitemizdeki deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Daha fazla bilgi.